Şeref Defteri
'Yusuf Duru'

Hasan Nail Canat eğilmedi, bükülmedi...


Yusuf Duru
Yazılanları okuduğum zaman gördüm ki, seveni çok merhum Hasan Nail Abi'nin. Oğlu ile bir filmde çalışmıştık. O zaman da söyledim. Bugün ardından yazı yazanların etkili ve yetkili olanları Hasan Abi'nin oyunlarını görmezden gelme alışkanlığına kapılmışlardı. Ne hikmetse ülkemizde doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovmayı bırakın, köye bile almıyorlar.

Bir Ramazan programıydı son gördüğümde. "Nasılsınız Üstad?" diye sordum. Tebessüm etti, "İyi diyelim, iyi olsun" dedi. Hüzün vardı sesinde, ciddi bir hüzün... Ondan sonra da duydum ki vefat etmiş. Bizim akibetimizin de farklı olmayacağını biliyorum. Bu ülkede muhafazakar, inançlı sanatçılar, kendini sanatçı zanneden sözde aydınlar, özde inançsızlar tarafından hep dışlanmıştır. İşin acı tarafı etkili ve yetkili olan dünkü dostlar, etkiyi ve yetkiyi ellerine aldıkları zaman ne hikmetse hep o sözde aydın, özde inançsızlara güya müellefe-i kulûb kastıyla yakınlık gösterirler.

Sevgili Hasan Ağabey eğilmedi, bükülmedi. Hiç kimseye taviz vermedi. Dosdoğru sanatını icra etmeye ve nesillere örnek olmaya çalıştı. Yaşıtları, birlikte mücadele ettiği(ni zannettiği) arkadaşları bile çoğu zaman halinden habersizdiler... Söylemezdi. Çünkü eğilmezdi Allah'tan başkasının karşısında.

Hatıralarını yâd ediyoruz Hasan Ağabey, ancak elimizden bu geliyor. Vefasızlığımızı affet. Ruhun şâd olsun.

23 Eylül 2019

Bu yazı defa okunmuştur.