![]() |
Şeref Defteri 'Şükrü Karatepe' |
|
Hasan Nail Canat, Milli ve manevi tiyatromuzun öncüsüdür ![]() Şükrü Karatepe 1960'lı yıllar; Türkiye'de 1961 Anayasası ile birlikte sosyal ve kültürel değişimlerin başladığı yıllardı. Biz o dönemlerde 1963 yılından itibaren Kayseri'de Büyük Doğu Fikir Kulübü'ne gidiyorduk. Abdullah Gül, Bekir Yıldız, Mehmet Tekelioğlu ve bizim gibi birçok arkadaşımız ile birlikte okuldan çıktığımızda Büyük Doğu Fikir Kulübü'nde bir araya gelirdik. Bizim arkadaşlarımızdan yaşça büyük olan ağabey konumunda bir nesil vardı. Hasan Nail Canat, bu ağabey konumunda olan ağabeylerimizden biriydi. Hasan Nail Canat, cesur bir sanatçıydı! Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in sahnelemek için yürek isteyen oyunlarından biri de Siyah Pelerinli Adam'dır. "Siyah Pelerinli Adam", gizemli ve tarihi bir oyundur. O oyunu da Hasan Ağabey oynamıştır. Bu eserleri sahneye koymak o dönemlerde her babayiğidin yapabileceği bir iş değildi. Bıçkın bir tip gibi görünen Hasan Nail Canat, gözü kara bir şekilde tiyatro yapıyordu. Tiyatro ve sinema Kayseri eşrafında pek hoş karşılanmazdı. Hatta Hasan Nail Ağabeye babası bile muhalefet etmiştir. Hasan Nail Canat, üretken bir sanatçıydı! 1967 yılında "Yalnızlar Rıhtımı" isimli ilk şiir kitabı yayınlandı. 24 yaşında Kayseri'de yaşayan bir delikanlı hem fabrikada işçi olarak çalışıyor, hem de şiir kitabı yayınlıyordu. 1968 yılında "Moskof Sehpası" isimli ilk tiyatro eserini yazdı ve sahneye koydu. O dönemlerde, Sovyetler Birliği'nde yaşayan Kırım kökenli Türklere zulüm yapılıyordu. Bu zulmü anlatan bir piyes olan "Moskof Sehpası" Kayseri'de çok etkili oldu ve Türkiye'nin her tarafında 1200 kez sahnelendi. Hasan Nail Canat genç yaşta kaleminin ve yüreğinin hakkıyla halkın gönlünde yer aldı. Daha sonraki yazıp sahneye koyduğu bütün eserler Türkiye genelinde halkımızın beğenisini kazanmıştır. Hasan Nail Canat, idealist bir insandı. Davası için, sanatını araç yaptı. Sanatını da "Hak" için yaptı. Hasan Nail Canat, Vefatına kadar inandığı yoldan, davasından ve dünya görüşünden asla taviz vermemiştir. Türkiye'de geçmiş dönemlerde de sanat ve edebiyat faaliyetleri vardı. Maalesef milli ve manevi değerlerimizi hiçe sayan, örf ve adetlerimize uymayan belli zihniyet ve ideolojiye bağlı olan sanatçıların tekelindeydi. Hasan Ağabey, gelenekçi, muhafazakâr ve dindar bir kesimin içinden çıkarak bu tekeli yıktı. Esas önemli olan da budur! Hasan Nail Canat, sanatımıza milli ve manevi değerler katarak şiirler yazdı, tiyatro eserleri yazdı ve sahneye koydu. Tiyatro ve sinema filmlerinde rol aldı ve bu alanlarda öncülük yaptı. Hasan Nail Canat Ağabeyimin çabaları ve çalışmaları hassasiyetle gelecek nesillere taşınmalı ve iyi anlatılmalı diye düşünüyorum. Bu vesile ile ailesine, dostlarına, geride kalanlarına, başsağlığı diliyorum. Özellikle Hasan Nail Canat'ın ismini yaşatmaya çalışan, aynı zamanda ismini taşıyan torunu Hasan Canat'ın Cenab-ı Allah yâr ve yardımcısı olsun. Hasan Nail Canat'ın vefat haberini aldığım zaman çok üzülmüştüm. Çünkü o, sembol isimlerimizden olan, idealize ettiğimiz, örnek aldığımız ağabeylerimizden biriydi. Kendisini rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun. 28 Kasım 2014 |

