![]() |
Şeref Defteri 'Sibel Eraslan' |
|
Hasan Nail Canat, çağımızın Moliere'idir ![]() Sibel Eraslan Hasan Nail Canat, çağımızın Moliere'idir. Eleştirel sivri dili ile bizi düşünmeye ve soru sormaya çağırdığı gibi, soruların kalite ve düzeyini her seferinde yükselten, -bu yükseltmeyle zaman zaman göklere doğru göz çevirtmeyi de kastediyorum- bir sanatçıydı. Yaşadığı idealist hayat zaten toplumsal eleştirinin haksız kazanç hatta direkt söyleyebilirim kapitalizm ve sınırsız kibrin tenkidi gibiydi. Bu idealist sanatçı kişiliğinin onu, zaman içinde genel sanat adamlığına has boyun bükmez tavır yanısıra, ermişliğe taşıdığını düşünüyorum. Tiyatro ile hikmetin yürüyüşsel bağını kurmayı denedi hayatı boyunca. Pek çok genç sanatçının daha yolun başında şöhrete ve medyaya boyun eğişi ile kıyaslandığında -kıyası kabil değil aslında- hepimize söyleyeceği şeyler vardı. Ki yaptığı tiyatro, hayatı bitirmeden evvel gözlerimizin önüne tüm gerçekliği ile serebilme ve nefs mücadelesini insanlık savaşımını, ölmeden evvel verebilme provasıydı. Prova! Onun tüm sanat yaşamı, hayatın provasıydı diyebilirim. Tiyatronun ve aslında şiirin ve sözün, hayatın bir yansıması olduğunu bize hayatıyla gösterdi. Bu uğurda her türlü çileyi çekti. Hem sanatın inanılmaz maddi yükünü, hem sansürün çift yönlüsünü (laik ve muhafazakar sansür aynı anda işledi pek çok kez onun için) olabildiğince tatmış, yaşamış, hatta tüm bu dertlerle kavrulmuş bir sanatçıydı. Pek çok öğrencisi var onun yolunda gitmeye çalışan. Aslında hepimiz onun kurmaya çalıştığı tiyatrosunun figüranlarındanız sanatçılar olarak. Perde kıyamete kadar açıktır ve asıl rövanş, gala, büyük gösteri, mahşerde bizi beklemektedir. Allah rahmet eylesin... 7 Nisan 2010 |

