Şeref Defteri
'Şevki Yılmaz'

Ne tiyatro ama! Olan tek bir sermayesi var... İhlas!


Şevki Yılmaz
İslam Coğrafyası'nda esen sert rüzgarlardan iliklerimize kadar buz kestiğimiz dönemlerdi!

Herkes mazlumdu ama tarifi yoktu!

Koskoca cihan imparatorluğunun mirâsı üzerinde yaşayan bir nesil vardı ama uyuyordu!

Köy köy, nâhiye nâhiye dolaşıyor, kürsülerden avazımızın çıktığı kadar haykırıyor, uyuyan aslan Anadolu'yu uyandırmaya çalışıyorduk.

Bizlerin kürsülerde ve konferans salonlarında yapmaya çalıştığı şeyi, Hasan Nail CANAT ve arkadaşları 'gavur icadı' diye tepki toplandığı dönemlerin, o zor şartlarında, tiyatro sahnelerinde yapmaya çalışıyorlardı.

Anadolu'yu karış karış geziyorlar, oyunlar sahneliyorlardı!

Ne sahneler ama... Malzeme yok, ekipman yok, ses düzeni yok!

Ne tiyatro ama! Olan tek bir sermayesi var... İhlas!

Tozunu yuttuğu o sahnelere, 'nesiller dirençli olsun' diye yazdığı kitaplara sirâyet eden şey! İhlas!

Şimdi O, Ebâ Eyyüb-el Ensâri'ye komşu oldu... İstanbul'un en güzel tepesinde ikâmet ediyor! Ben oraya ihlas tepesi diyorum!

Senin can attığın davanın nasıl filizlendiğine kalkta bir bak Canat kardeşim! Ruhun şâd olsun.

8 Temmuz 2011

Bu yazı defa okunmuştur.