Şeref Defteri
'Selçuk Boncukçu'

Ustam, seni hep özleyeceğim...


Selçuk Boncukçu
Ne diyebilirim ki; sadece özlüyorum, hem de çok. 2003 yılında Altunizâde Kültür Merkezi'nde kursa başlamıştım. İçeri girdim, arkadaşım hocamızı gösterdi. Kendisi fuaye alanında gazete okuyordu o anda. Tanıştık ve kursa katılabileceğimi söyledi. Bir sene kursa devam ettim. Sene sonunda beni ve birkaç arkadaşımı kendi ekibine dâhil etti. Sanırım kurs süreci başarılı geçmişti. Ve kendimi Hasan Nail Canat ile aynı sahnede ve Anadolu turnesinde buldum.

Vefat ettiği gece öncesinde Üsküdar'da vapurdaydık. Gösteri bitince biz otobüsle Samsun'a gidecektik. Hocamın yanına gidip sarıldım ve dedim ki; "Hocam uzun yola çıkacağız. Ne olur ne olmaz, hakkını helal et". Hocam da; "Helal olsun oğlum" dedi ve bizi uğurladı.

Ben bu yaşıma kadar ölen birisi için hiç bu kadar ağlamamıştım. Ya da ağlayarak bir şiir ezberlememiştim. O sene oynadığımız oyunda Hasan Hoca gösteri sonunda sahneye gelir ve Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in Sakarya Türküsü şiirini canlı okurdu. Vefat edince sesini banttan vermeye başladık. Çünkü gösteriler devam ediyordu. Gösterilerin sonunda tüm oyuncular sahnede oturuyordu ve banttan hocanın sesinden şiir veriliyordu. Ve tabii her seferinde ağlıyordum. Düşünsenize; dün yanınızda olan birisi ertesi gün yok ve onun sesi yanınızda. Bu duygu tarif edilemez. Sakarya Türküsü şiiri zihnime öyle bir kazındı ki, öyle bir yer etti ki ölene kadar var olacak...

Tiyatroyu bana sevdiren büyük insan, ilk ve büyük Ustam... Seni hep özleyeceğim...

26 Aralık 2010

Bu yazı defa okunmuştur.