![]() |
Şeref Defteri 'Recep Demirkaynak' |
|
Hasan Nail Canat, adam gibi adamdı ![]() Recep Demirkaynak Hasan Nail Canat... İlk duyduğumda; 'Ne kadar karizmatik bir isim tiyatro için' demiştim. Tiyatro ve sahne sanatlarını icra edenler biraz kaprisli, biraz gururlu ve biraz da kıskanç olurlar. İnsanlardan gördükleri aşırı ilgi ve teveccüh biraz şimartır onları. Hele bir de bulunduğunuz yeri hazmedemediyseniz, aynı kulvarda bir başka isme tahammül bile edemezsiniz. Bu saydıklarımın hiçbirini görmedim ben Hasan Nail Canat'ta. Evet, hem de hiç birisini. İlk sahneye çıktığım gün tanıdım Üstad'ı. İlk oyunumda en öndeki koltukta beni seyrediyordu. İlk sahnem, ilk seyirci, ilk deneyim; tam bir cehennem azabı gibiydi bana. Ne yaptığımı bilmeden bitirdim oyunumu. Her şey bitip salondan ayrılırken beni Üstad'ın yanına götürdüler. 'Bu Hasan Nail Canat hocamız, tanış' dediler. Ak sakallı, ak saçlı ama çakmak çakmak gözleriyle babacan bir insan duruyordu karşımda. İlk sözü "Recep, bu kaçıncı oyun" oldu. Hem ismimle hitab ederek samimiyeti, hem de yüzündeki o tatlı tebessümü bir anda tüm heyecan ve yorgunluğumu aldı benden. "Hocam, bu ilk oyunumdu" dedim. "Bravo, tebrik ederim. Ben çok beğendim" dedi. Yıların tiyatrocusu yeni yetme acemi bir oyuncuya tüm samimiyetiyle tebriklerini sunuyordu. Bununla kalmadı, daha sonra gıyabımda da hep güzel şeyler söyledi insanlara. Yani o sahte iltifatlardan değildi söyledikleri. Önce övüp, hemen arkadan dedikodumu yapanlar gibi sahte değildi. Ta o zamanlarda bir başka tiyatrocu büyüğümüz arkamdan gazetelere fakslar çekerek "Neden bu adamı haber yapıyorsunuz" diye fırçalar atıyordu. Sanatçılık sadece yetenek değildir. Aynı zamanda kaya gibi bir karakter, mangal gibi de yürek ister. Sevda ister, vizyon ister, lafın kısası sanatçılık adam gibi adam ister. Onu tarif etmem gerekirse tam da bunu söylemem gerekir. Adam gibi adamdı... Allah bana ve tüm bu işle uğraşanlara onunki gibi bir yürek nasip etsin inşallah. Nur içinde yatsın... 15 Haziran 2010 |

