Hasan Nail Canat, sanatını günah çamuruna bulanmadan icra etti
Nuray Kayacan
Müslüman camiâ olarak en büyük eksikliğimiz İslâmi mücadeleyi siyaset ve İslâmi ilimlerle sınırlı saymamızdır. Resim, müzik, sinema ve tiyatroyu yani sanatı küçümseyenler duygudan gâfil, kuşatıcılıktan uzak, sert çizgilerle kendini dünyaya kapamış, kabuk tutmuş, nasırlaşmış bir algı meydana getirdi.
Hasan Nail Canat gibi Üstatlarımız bize Allah'ın verdiği kabiliyetler doğrultusunda ve Hudûdullah'ı koruyarak her türlü platformda 'ben de varım' diyebilmeyi ve şerden uzak bir örneklik sergileyebilmeyi öğretmiştir. Kendi adıma tiyatro ve sinema alanındaki çalışmalarımda açtığı temiz yolda yürüyebilmeyi dilerim.
Ölümünden sonra da eserleriyle vâr olabilmek, gülü incitmeden gül yaprağına şiirler yazabilmek diye tarif ettiği sanatı günah çamuruna bulanmadan icra edebilmek, bu mümtaz şahsiyete nasip olmuştur. Tiyatroyu, şiiri, okumayı, ilim ve irfânı, sanatı, dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler niyaz edebilmeyi öğreten ve sevdiren hocamıza Allah'tan rahmet diler, yeni nesillere onun güzel örnekliğinden faydalanabilmeyi temenni ederim.
9 Mart 2012
|