![]() |
Şeref Defteri 'Mustafa Demir' |
|
Hasan Nail Canat, davasına kir bulaştırmamış bir sanat adamıydı ![]() Mustafa Demir Hasan Nail Canat, kendini hep içinde doğduğu toplumun kültürüne ait hissetti. Daha genç yaşlarında sanatının farkına varınca, yatağını yeni bulan su gibi ülküsü uğruna akmaya başladı. Bu ilkeli yürüyüş, inandığı değerlerden taviz vermeden bir ömrü sanatla yoğurarak sürdü. Sabırla ve çok çalışarak, temiz çiçeklerden bal üreten arı gibi örnek oldu. Çok mal için kirli kaynaklara yönelmedi. Az ama saf olana itibâr etti. Mücadele ettikçe ülkesindeki ve dünyadaki çelişkileri gördü. Gördükçe duydu, yazdı. Sanatını icra etti. O vicdanını davasına vermiş, ona kirli şeyler bulaştırmamış bir sanat adamıydı. Mensubu olduğu medeniyeti bütünüyle anlamış, kavramıştı. Tek tek dallara takılmamış, kökten yapraklara ağacın tamamını görmüştü. Yunus'tan, Mevlana'dan, Mehmet Akif'ten, Necip Fazıl'dan beslenerek geleceğe akmıştı. Mânen beslendiği kaynaklara ittiba edip onurlu yaşamayı maddi refaha tercih etmişti. O, sanatını toplum için icra etti. Gençleri inandığı değerlere, sanatıyla davet etti. Ömrünü bu süreci dolduran çeşitli sanatsal faaliyetlere adadı. O'nun için sanat kutsal bir uğraş alanıydı. Çünkü "Sanat Hakk" için yapılırdı. Mazlumların, mağdurların dertleriyle dertlendi. Değişen dünyada Anadolu insanının sesi oldu. İnancı, samimiyeti O'nu destekleyen en büyük güçtü. Davasını bütün yetenekleri ile savundu. Her kesime, her yaşta insana mesajını sanatıyla ulaştırmaya çalıştı. Hasan Nail Canat, zor zamanda fikir ve sanatını ortaya koyan ender aydınlarımızdan biriydi. Tiyatro, şiir, hikâye ve romanlarıyla kültür ve sanatımıza yaptığı katkılar her zaman takdir edilecek, genç kuşaklar eserlerinden istifade edeceklerdir. Kendisine Cenâb-ı Hak'tan rahmet diliyorum. 14 Mart 2011 |

