![]() |
Şeref Defteri 'Mehmet Emin Eren' |
|
Hasan Nail Canat, Yeşilçam'ın Hızır reisiydi ![]() Mehmet Emin Eren Hasan Nail Canat Ağabey ile 1998 yılında beraber rol aldığımız Gülün Bittiği Yer isimli sinema filminde tanışmıştık. Gülün Bittiği Yer filmi benim rol aldığım ilk sinema filmimdir. O filmde ben merhum Hasan Nail Canat Ağabey ile birlikte Cüneyt Arkın, Bülent Bilgiç, Haldun Boysan, Bora Sivri, Ertaç Özden, Ahmet Fadıl Güç ve rahmetli Ayşen Tekin ile de tanışmıştım. Gülün Bittiği Yer filmi benim için başlı başına bir anıydı. Hasan Abi ile de yine bu film vesilesi ile çok güzel sohbetlerimiz ve hatıralarımız oldu. Hasan Nail Canat, Amerikan kültür emperyalizmine karşı Türk sinemasını ayakta tutma adına verilen bir mücadelenin en güzel halkalarından birisiydi. Ben bir kere Hasan Nail Canat'ın adamlığına büyük saygı duyarım. Hasan Nail Canat İslam'dan aldığı ahlakla fazileti kendi sanat dünyasına aşılamış ender dostlarımız ve arkadaşlarımızdandı. Onun çizdiği ve ışıklandırdığı çizgide biz aynen devam ediyoruz ve her zaman kendisini rahmetle ve minnetle anıyoruz. 2006 yılında aramızdan ayrılan iki büyüğümüz; Gülün Bittiği Yer filminde Hasan Nail Canat Ağabey'in gelini rolündeki Ayşen Tekin ablamıza ve yine aynı filmde amir rolündeki Mümtaz Sevinç Ağabey'imize de Allah'tan rahmet diliyorum. Hasan Abi ile olan birkaç hatıramızı paylaşmak istiyorum. Gülün Bittiği Yer filminin çekimleri Erzincan'da yapılmıştı. Erzincan'da Hasan Abi ile beraber gezdiğimiz bir zamanda Erzincan'ın sıcak bir havuzuna gitmiştik ve o havuzda yıkanmıştık. Hasan Abi'ye "Hasan Abi, bu havuz bizim kirimizi temizler mi?" diye espri yollu bir soru sormuştum. Hasan Abi de bana; "Dünyadaki bütün sular insanı bedenen temizler, ibadet de insanın ruhunu temizler. Hem bedenen hem ruhen temiz olan insanlar cennetin kapısını tekmeyle açar" demişti. Hasan Abi, böylesine ulvi bir adamdı. Bir de Hasan Abi'nin bana kızdığı bir hatıramız var. Onu da paylaşayım. Gülün Bittiği Yer filminin ilk başında, jeneriğin başladığı anda bir çocuğun ağladığı sahnenin çekimi vardı. Sahnede çocuğun ağlaması gerekiyor. Öyle bir sahne çekilecek. Benim de o sahnede rolüm yok ama kamera arkasındaydım. Çocuğu film icabı ağlatmaları lazım ama çocuk bir türlü ağlayamıyor. Ben de çocuğun yanına kadar gidip çocuğa çimdik attım. Çocuk gerçekten ağlamaya başladı. Hasan Abi o anda bana çok kızmıştı ve "Film icabı bile olsa çocuğu niye ağlattın?" demişti. O çocuğun film icabı olsa bile ağlamasına çok üzülmüştü. Ben sette Hasan Abi'yi çok güldürürdüm, ona komik nüktedanlar anlatırdım. Setin nerdeyse komedyeni gibiydim. Geceleri Hasan Abi ile lobide sohbet ederdik ve ben her sohbetimizden büyük keyif alırdım. Allah nur içinde yatırsın. Hasan Abi, gerçek bir sanatçıydı. Ve Allah'ın affına sığınarak söylüyorum; Hasan Abi, Yeşilçam'ın Hızır reisiydi. Ben Hasan Nail Canat ve onun mefkûresinde olan tüm sinema oyuncularını, televizyon oyuncularını, sinema sanatçılarını rahmetle ve minnetle anıyorum. Nur içinde yatsınlar. Allah herkese amellerine göre rahmet etsin. 17 Kasım 2011 |

