![]() |
Şeref Defteri 'Kemal Kaptaner' |
|
Hasan Ağabey, alçak gönüllü ve mütevazi karakteriyle dopdolu bir insandı ![]() Kemal Kaptaner Bazı insanlardan bahsederken "Bey" yerine "Ağabey" demek daha çok yakışır. Kendisiyle samimi olun ya da olmayın, Hasan Nail Canat'tan bahsederken de insanın içinden "Hasan Ağabey" demek geliyor. Aslında rahmetli ile çok fazla teşrik-i mesaimiz olmamıştı. İzleyici ve dinleyici olarak takip eden, ismi anılınca muhabbetle yâd edenlerden biriyim. Uzun yıllar AKRA FM'de radyo programları, 1998 yılında da AK TV'de bir söyleşi programı hazırlayıp sunmuştum. Medyada çalışanlar programlara konuk bulma sıkıntısını iyi bilirler. İstediğiniz kişilere ulaşamazsınız, ulaştıklarınız sizi atlatır, söz verenler sözünde durmaz... Nazlanmalar, kaprisler, ertelenen randevular insanı canından bezdirir. Sanatçı olmak sanki kaprisli olmayı mazur gösterir gibi bir anlayış hakimdir, adına da "sanatçı kaprisi" denir... Hasan Ağabey'i düşününce gözümde canlanan hatıra, TV programına davet ettiğimde hiç kapris yapmadan kabul etmesi ve söz verdiği vakitte stüdyoya gelmesi oldu. "İçi dolu başak başını öne eğer" derler ya, Hasan Ağabey de alçak gönüllü ve mütevazi karakteriyle dopdolu bir insandı. Beyaz saçları ve yılların yorgunu bedenine rağmen, adeta küçük bir çocuk sıcaklığı ve masumiyetiyle, sanki tiyatroya yeni başlamış bir genç gibi etrafına enerji yayıyordu. Kendisiyle çok fazla birlikte olma şansım olmamıştı maalesef. Tek tesellim, cenaze namazına katılan bahtiyarlardan biri olmamdı. Ama buna "son vazife" demiyorum. Onun açtığı yolda yapacağımız daha çok vazifeler var... 2 Eylül 2010 |

