![]() |
Şeref Defteri 'Haşim Akten' |
|
Edebiyatta Necip Fazıl'ımız, sanatta da Hasan Nail Canat'ımız vardı ![]() Haşim Akten Yaşadığı zorlu yıllarda her türlü zorluğa rağmen bıkmadan, usanmadan 'Müslümanım' diyen topluma mesajlar vererek, imanlarından yana tavırlar koymaları gerektiğini anlatmaya çalışan ve ülkemizdeki İslam düşmanlarına karşı da sanatıyla cevaplar veren yiğit birisiydi. Çünkü sanatın ve özellikle tiyatronun din düşmanlarının elinde olduğu bir ülkede çoğu zaman tek başına yollara düşmüş, bir cihat yapmış birisiydi. 25 yıldır turnelerde Türkiye'yi ve Avrupa'yı dolaşan birisi olarak bu işin ne kadar zor olduğunu bilen birisiyim. Hasan Nail Abi'mizin neler çektiğini ancak aynı yolda olanlar anlayabilir. Kimsenin sahip çıkmadığı, düşmanlar neyse de bizimkilerin bile onu yalnız bırakması acıların en büyüğü olsa gerek. Onu Konya'da ilk gördüğümde ve seyrettiğimde, kulise giderek tebrik ettiğimde mütevazi halini, yorgunluğunu tarif edemem. Ama aldırmadı, sonuna dek yürüdü. Yılmadı. Parasını vermediler, yılmadı... Engeller koydular önüne, yılmadı. Kimsenin tiyatro ile ne kadar etkili olunacağını anlamaması ise işin en zor tarafıydı. O ilk seyrettiğim tiyatrosunda kendine işkence yapılan bir Müslüman tutukluyu oynuyordu. İşkenceciye "Neden böyle yapıyorsunuz?" dediğinde işkenceci polis "Biz emir kuluyuz" demişti. Hasan Nail Canat da çevresine dönerek "Bunlar emir kuluymuş, bana Allah'ın kulu birini getirin" diye seslenmişti... Her türlü cezayı göze almış ve kulluğun sadece Allah'a yapılacağını sanatıyla haykırmıştı. O yılları bilenler bunun ne kadar riskli olduğunu bilirler. Çok şey söylemeye gerek yok zaten. "Bizden kim var?" dendiğinde akla gelen birkaç isimden ilkiydi Hasan Nail Ağabey. En son Feza Sineması'nda gösteriler yaptığını biliyordum. "Acaba Hasan Nail Canat Abi'mizi Gözyaşı Geceleri'ne davet etsek gelir miydi?" diyordum. "Ne kadar güzel olurdu. Ne büyük etkiler bırakırdık beraber toplum üzerinde" diye düşünürken Avrupa turnesindeydik, vefat haberini aldık. Çok üzülmüştüm. Kimse kıymetini bilemedi. Kolay mıydı Anadolu yollarında sırtında dekorlar, cihazlar taşıyarak, herkesin nazını çekerek bir şeyler yapmaya çalışmak? Ama inşallah bunun karşılığını Rabbim ahirette verecektir ona. Çünkü bizler şahidiyiz onun. O'nun bir davası vardı ve o davası için yaşadı. Herkesin çok parası vardır zannettiği ama elinde neyi varsa davası için harcayan bir kıymetli değerdi. Bir Necip Fazıl şiirde ne ise tiyatroda da bizim için oydu. İslam için her yerde vardı. Sanatının karşılığını alabildiğini hiç sanmıyorum ama o her tebliğ faaliyetinde vardı sanatıyla. Videolarda, kasetlerde, filmlerde... Çünkü başka kaç kişimiz vardı ki? Saysak bir elin parmakları kadar bile yoktu. Hasan Nail Canat sahnelerdeki vazgeçilmez kahramanımızdı. Her rolün üstesinden hakkıyla gelen bir güçlü karakter ve kabiliyetti. En büyük sahnelere adı verilse az gelir. Türkiye'deki İslâmi tebliğ ve söylemlerde Necip Fazıl'ın yeri ne ise O'nun da yeri o kadar kıymetliydi. Mekânın cennet olsun Hasan Ağabey, seni şimdi çok iyi anlıyorum. Yolun çok zorlu imiş. Sen ölene kadar her şeye rağmen sahneleri bırakmadın, bize bir önder oldun. İnşallah biz de senin gibi ölene dek sahnelerde tebliğ faaliyetini sürdürürüz. 4 Mart 2012 |

