Şeref Defteri
'Harun Tokak'

Bugün Türkiye'de yüzlerce milli sahne varsa, hepsinin öncüsü Hasan Nail Canat'tır


Harun Tokak
Merhum Hasan Nail Canat'ı ilk olarak Uşak'ta izlemiştim. İmam-Hatip'te öğrenci idim. Bir grup inanmış ekibiyle birlikte Moskof Sehpası'nı oynadılar. O yıllarda benim gibi köyden, kasabadan gelmiş kırsal kesim çocukları şehirlerde daha bir sert esen hoyrat kuzey rüzgarlarında savrulup gidiyorduk.

Tiyatro bizim için çok lüks bir olaydı, okumak için bile kitap bulamıyorduk. Hekimoğlu İsmail'in Minyeli Abdullah'ını, Şule Yüksel Şenler'in Huzur Sokağı'nı defalarca okuyarak yitirdiğimiz cenneti bulmaya çalışıyorduk. Diyebilirim ki; sayısı bir elin parmağını geçmeyen, yüreklerinde hep yeni bir dirilişin sancısını çeken insanlar sayesinde bugün yeni bir nesil doğdu. O sahnede ölmeye sevdalı bir sanatçıydı, öyle de oldu. Bir devrin karanlık dalgalarında boğulmak üzere olan yeni nesli, tiyatro gibi en etkili bir dille sahile çağırdı. Kültürel kimliğimin oluşmasında Hasan Nail Canat'ın sahnelerden seslenişi, bizim kuşak için çok ama çok yararlı olmuştur.

Yetmişli yıllarda bu konuları sahnelemek cesaret isterdi ama o yürekli bir insandı. Bugün yüzlerce milli sahne varsa, bunların hemen hepsinin öncüsü odur. Yanmış yakılmış değerlerimizin küllerinden yeni bir kültür, yeni bir nesil doğmasına vesile olan bu mütevâzi ve mümtaz insanı minnetle, şükranla, rahmetle anıyorum.

5 Temmuz 2011

Bu yazı defa okunmuştur.