![]() |
Şeref Defteri 'Harun Karaca' |
|
Hasan Nail Canat'ın romanları insanlara hayatın sırlarını öğretti ![]() Harun Karaca Merhum Hasan Nail Canat, sadece bir tiyatro, edebiyat ve sanat adamı değil, daha çok bir mütefekkirin sahneye ve sahifeler arasına yürümüş halidir... Merhum, bu toprağı vatan yapan fikriyâtın şimdiki zamanda ayağa kalkmış en samimi, en vefâkar, en fedâkar sözcülerinden, müdafîlerinden biridir... "Biriydi" deyip de o değerli dimağı di-li geçmiş zamana uğurlamak istemem, zirâ kalpten inanıyorum ki; Hasan Nail Canat'ın vermek istediği mesaj, bugün bizim dimağımızda daha güçlü ve daha anlaşılır biçimde aks-i sadâ etmektedir... Bizler, insanın ne kadar büyük acılarla karşılaşırsa karşılaşsın ümidini ve inancını kaybetmemesi gerektiğini "Bir Küçük Osmancık Vardı" romanından öğrendik... O bize hayatın imtihan boyutunu da öğretti... Bizler, imânın nasıl bir ikbal doğurduğunu "Nur Dağındaki Çocuk"tan öğrendik... "Günahkâr Baba" romanında günahlardan ziyade, istiğfârın ve mağfiretin önemini kavradık. Şefkat olmadan hayatın bir hiç olduğunu anladık... Bununla da sınırlı değil hizmeti ve hatıratı; Anadolu'nun tozlu yollarını gezseniz şimdi, Hasan Nail Canat'ın ayak izine rastlarsınız... Gâh bir kasabanın dağa sarmış yolunda, gâh bütün yolların sonunda... Bizim için bütün yolların sonu şüphesiz ki Kelâmullah'tır... "Sanat, gülü incitmeden, gül yaprağına şiir yazmaktır" demişti merhum; ifşâsı Allah'a hizmetkâr kelâm işte budur... Söze, yüze, kitaba, sahneye Kelâmullah’ı nakşeden Merhum Hasan Nail Canat'ın hatırasını bu vesile ile ve hürmetlerimle yâd ediyorum. Mekânı cennet olsun inşallah... 21 Eylül 2011 |

