Şeref Defteri
'Halil Zenciroğlu'

Hem Usta, hem alçakgönüllü


Halil Zenciroğlu
Usta tiyatrocu ve romancı Hasan Nail Canat'ı tiyatrolarından, gazetelerdeki söyleşilerinden ve Sırlar Dünyası adlı diziden az çok tanıyordum. Takdir ettiğim oyunculuğu, kendine özgü üslubu ile Canat'ı, tiyatroya ilgi duyan öğrencilerime gönül rahatlığıyla örnek gösteriyordum. Ancak 1999 yılında İstanbul Gaziosmanpaşa'da bir kitap fuarında kitaplarını imzalarken onu yakından tanıyınca aslında merhumla ilgili çok az şey bildiğimi fark ettim.

Üzerinde kısa kollu siyah gömleği, elinde kalemi, mütevazı duruşuyla kitaplarını imzalayan Hasan Nail Hoca'mın yanına yaklaştıkça, onunla yakından tanışmanın heyecanını iliklerime kadar duymaya başlamıştım. Tam karşısına geçmişken, bir bayan okuyucusuna bir şeyler anlattığını fark ettim ve kenarda beklemeye koyuldum. O ise beni gördüğü an yerinden doğruldu, ayağa kalktı ve "Hoşgeldiniz" dedi. Babam yaşında bir insanın, üstelik hiç tanımadığı birine karşı bu hürmet ve saygısı beni çok mahcup etmişti. Hatta bu ince davranış, önce kendimde sonra da çevremde gördüğüm kabalıkları, görgüsüzlükleri bana hatırlatmıştı. Ben daha "Rica ederim, niye kalktınız" demeden o "Şöyle buyurun" diyerek bir sandalye gösterdi. Fakat tahmin ettiğiniz gibi karşısında duran boş bir sandalyeyi değil, kendi oturduğu sandalyeyi! Ardından "Nasılsınız, sağlığınız iyidir inşallah" gibi hoş sözler söyledi.

Ben bu incelik ve nezaket karşısında çok duygulanmış, "Lütfen, rica ederim" demekten yorulmuştum. Niye yalan söyleyeyim, üzerimde merhumun kitabından bir tane alacak kadar para yoktu. Dolayısıyla çok istememe rağmen kitabı o an alamadım. Daha sonra fırsatını bulduğum ilk anda alıvermiştim kitabını. Yanlış hatırlamıyorsam Bir Küçük Osmancık Vardı romanıydı ve çok istifade etmiştim, hâlâ da istifade ediyorum. Onun şiirleri, romanları ve tiyatroları bu yolda ilerlemek isteyen herkese bir kılavuz niteliğindedir. Allah, Hasan Nail Hoca'mdan razı olsun, kabrini cennet bahçesi yapsın ve onu Efendimiz'e komşu etsin.

GERÇEK SANATÇIYA SELAM OLSUN

Hakikat taraftarı bir yiğit insan
Allah dostu için olamaz asla nisyan
Sanatçılığı hokkabazlık değildi
Anlatılmaz kelimelerle onun hâli
Ne desem boş dostum, bana inan

Ne zaman sahnede görsem
Ağzım açık dakikalarca izlerdim onu
İlmine, sesine hayran kalmıştım
Limana selametle ulaştırır onun yolu

Cemaat "razıyız" deyince gözlerim dolmuştu
Ağlamamak için zor tutmuştum kendimi
Nasıl doldurulacak ki dostum, onun yeri
Alnı açık, içi rahat kaç sanatçı var şimdi
Takip edelim bu yüce şahsiyetin eserlerini

Halil Zenciroğlu / 7 Kasım 2012

20 Nisan 2010

Bu yazı defa okunmuştur.