Şeref Defteri
'Halil İbrahim Erbıyık'

Hasan Nail Canat samimi, içten, ihlâslı bir dosttur


Halil İbrahim Erbıyık
Muhterem ve merhum cennetmekân Hasan Nail Canat Beyefendi ile bir telefon konuşmamızı ve bu konuyla irtibatlı olarak telefon ve insan ilişkileri konusunda psiko-sosyolojik bir analiz yapacağım. Gelelim Sayın Canat ile telefon görüşmemize...

- Alo. Ben Dr. Moral... Muhterem Hasan Nail Canat Beyefendi ile görüşmek istiyorum. Birkaç saniyenizi alabilir miyim?
- Muhterem kardeşim birkaç saat bile feda olsun...

Ayna Nöron tıbbi gerçeği var. Samimiyetin nöro-biyolojisi... Ses, gülümseme, jest, mimikler... Samimi, içten, ihlâslı davranıldığında, karşınızdaki şahsın, beyninin beyni olan CEO'su (prefrontal korteks) ayna nöronlarını yakmaktadır.

Karşımda güven veren, huzur sunan, samimi, candan bir kişilik vardı...

Konuşmanın ana konusu, Hasan Nail Canat'ın bir canlı TV programında yaptığı harikulade stand-up gösterisi üzerineydi. O program bir Kurban Bayramı günü akşamına denk gelmişti. Safiye Sultan Koleji Dergisi, Gülendam... Programın çekildiği stüdyoda bulunan bir kütüphanede bulunuyordu. Sanatçı esprilerinin arasına bir şiir demeti yerleştirdi. Elindeki Gülendam adlı kolej dergisinden şiirler okuyordu. Şiirlerin özelliğinden bahsederken bendeniz Dr. Moral ( Dr. Halil İbrahim Erbıyık ) kopup gitmiş, sürüklenmiş, adeta kendimden geçmiştim. Şiirler bana aitti ama kızımın adını taşıyordu. O zamanın Ortaokul öğrencisi, bugünün kadın doğum doktoru Dr. Merve Erbıyık, benim şiirlerimle dergi yarışmasına katılmış ve ödül almıştı.

Telefonda sevgili sanatçımız merhum Canat'a biraz da mahcup bir şekilde olayı anlattığımda engin bir hoşgörü ve muazzam bir toleransla olayı değerlendirmiş, o zamandan sonra ayrılmaz bir dost olarak gönlünü ve ruhunu bendenize açmıştı. Ruhu şâd olsun!

12 Eylül 2014

Bu yazı defa okunmuştur.