Şeref Defteri
'Hacı Ahmet Özdemir'

Hasan Nail Canat, son derece mütevazı ve duyarlılık sahibi zarif bir insandı


Hacı Ahmet Özdemir
Hasan Nail Canat'ı ilk kez lisans eğitimim sırasında günlük bir gazetede yayınlanan roman denemelerinden ve 1980 öncesi ideolojik kamplaşmaların ve kör dövüşün ortasında sağlıklı bir duruş sergilediği tiyatro çalışmalarından ismen tanıdım.

Onu, daha sonraki yıllarda filmlerde ve dizilerde beğeniyle izledim. Benim kendisiyle tanışmam, İstanbul'a taşındığım ve Fatih'te ikamet etmeye başladığım dönemde oldu. Onunla, zaman zaman işyerinin önünden geçtiğim tanıdık bir esnaf aracılığıyla tanışma fırsatı buldum. Çoğu zaman bir insana ilişkin, zihninizde canlandırdığınız görüntü aslına bire bir uymaz. Fakat benim Hasan Nail Canat için iç dünyamda oluşmuş kişilik ve kimlik algılaması gerçekle hiç çelişmedi. Hattâ, Hasan Nail Canat'ı zihnimde canlandırdığım halinden daha üstün buldum diyebilirim. Karşımda kendisini yetiştirmiş, mütevazı, muhatabına değer veren, dinleyen ve dinleten bir aydın tipi vardı. O beni sevmiş midir bilmem ama ben onu sevmiştim.

Doktora tezi olarak Moğol istilâsını çalıştığımı duyunca çok ilgilenmişti. Konuyu birkaç kez enine boyuna konuşmuştuk. Belki de bir oyun veya film hazırlığı sebebiyle Moğol istilâsıyla bu kadar ilgilenmişti. Bilemiyorum. İleriki dönemde müşterek dostumuz işyerini kapattı ve Hasan Nail Canat'la bağlantımız maddi anlamda kesildi. Ara sıra da olsa karşılaştığımız anlarda beni etkilemiş, son derece mütevazı ve duyarlılık sahibi zarif bir insandı. Kendisiyle tanıştığım için bahtiyarım. En son vefat haberini duyduğumda fevkalade üzülmüştüm. Kendisini hayırla yad ediyorum. Mekanı cennet olsun.

4 Nisan 2010

Bu yazı defa okunmuştur.