Şeref Defteri
'Engin Yüksel'

Hasan Nail Canat; "Gözlerinin içi gülen insan"


Engin Yüksel
Yönetmen Gül GÜZELKAYA tarafından çekilen "KENAN’DA BİR KUYU" adlı bir televizyon filminin setinde tanışma şerefine nail olmuştum Hasan Nail CANAT ile.

İlk karşılaşmamızda "Nasılsınız ustam?" diye sorduğumda, "Daha usta olamadık, hala bir şeyler öğreniyoruz" demişti manidar. Bu cümlesi kaldı bir tek aklımda. Ben de devam ettirmiştim konuşmayı, şaka yollu; "Yok yok, ustasınız. Saçınızı sakalınızı kırlaştırmışsınız bu uğurda..." dedim. "O vakit sen benden daha ustasın, senin beyazların benden daha fazla" diye cevap vermişti. Doğru söylemişti Hasan Nail CANAT, beyazlarımın fazlalığı konusunda. Çünkü yaşlı bir karakteri canlandırmaya çalıştığım için, değerli makyajcımız Kezban FISTIK ablamız epey bir beyaza boyamıştı saçımı sakalımı. İşte bu beyazlar konusunda doğru söylüyordu Hasan Nail CANAT. Fakat "benden daha ustasın" kısmının saçtaki sakaldaki akla olmadığını bilenlerdenim.

Çekim sırasında, arta kalan zamanlarda ettiğimiz sohbetlerin dışında gıyaben tanıdım Hasan Nail CANAT'ı. İlk tanıştığımızda, "Nasılsınız ustam?" demiştim ya, yanılmamıştım. Hasan Nail CANAT, bu işin daha doğrusu sanatının ustalarından biriydi. Ustalık, kelime itibarı ile; "Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olup, öğrenmiş olduğu bu zanaatı öğreten kimsedir"

İşte bu yüzden, gönül verdiği Tiyatro Sanatı uğruna, kendini yetiştirip geliştirmiş ve bu uğurda yanında bulunan gençleri yetiştirmiş olduğu için benim nazarımda daima bir "ustadır" Hasan Nail CANAT.

Ne mutlu bana kendisiyle az da olsa sohbet edebildim. Bana ne öğrettiğine gelince; "Bir işte usta olmak zaman alır ve öğrencilik asla bitmez" ve ben buna nail oldum.

Sonuç olarak şu anda olduğu gibi kendisini ne zaman düşünsem ya da ne zaman mevzuu bahis olsa; "Gülerken düşünen, düşünürken gözlerinin içi gülen bir Hasan Nail CANAT gelecek gözlerimin önüne"

Hasan Ustam, Mekânınız Cennet olsun...

8 Nisan 2010

Bu yazı defa okunmuştur.