![]() |
Şeref Defteri 'Alp Tuğhan Taş' |
|
Hasan Nail Canat tiyatroyu hayatın bir parçası olarak görmemi sağladı ![]() Alp Tuğhan Taş İlkokula gidiyordum. Çok küçüktüm henüz. Okulun tiyatro koluyla çalışmalara katılıyordum. O kadar eğleniyordum ki okulun bundan ibaret olmasını istedim hep. Zordu tabii. Belki okulu değil ama hafta sonumu tiyatroyla geçirebilecek bir tavsiyede bulunmuştu bir arkadaşım. Bir gün ‘Ben tiyatro kursuna yazıldım. Sen de gel. Çok neşeli bir amca ders veriyor. Çok keyifli’ dedi. Ben de hiç durmadım, hemen kayıt olmak istedim. Fakat ailem derslerimden geri kalmamı istemiyordu. ‘Geri kalmam’ dedim. Dinlemediler. Harçlıklarımdan biriktirdim ve bir ay sonra Altunizade Kültür Merkezi’ne gidip tiyatro kursuna kayıt oldum. Üsküdar’da oturuyordum. Bisikletle gidip geliyordum her hafta. Bana verdiği ilk rol kavuklu arkasıydı. Kavuklu da kendisi sonraları Tuzsuz, Deli Bekir v.b. tipleri oynadım. Kurs bitti. Sene sonu gelmeden tabii ki foyam ortaya çıktı. Ailem durumu fark etti. Birçoğunu ödeyememiştim aidatların fakat derslerimden geri değildim. İlk yıl bir şekilde bitirdim kursu fakat ikinci yıl da gitmek istiyordum. Hocam anlamış olacak durumu herhalde ki rahmetli Hasan Nail Canat hocam çağırdı bir gün yanına; ‘Tuğhan, sana bir teklifim var. Bizimle beraber tiyatroda oynamak ister misin?’ dedi. Önce bir an durdum. Kendimi toparladıktan sonra; ‘Tabi ki, neden olmasın ama aidatları ödeyemiyorum hocam’ dedim. O da ‘Ödemek zorunda değilsin. Kursa devam edebilirsin’ dedi. O gün o adam benim hayatımı değiştirdi. Bir yön verdi. Sadece meslek değil hayatın bir parçası olarak görmemi sağladı tiyatroyu. Borcunu asla ödeyemem. İyi ki onu tanımışım. Bana tutkularımın peşinden koşmamı sağlayacak kıvılcımı veren kişiydi o... 27 Aralık 2009 |

