![]() |
Şeref Defteri 'Ahmet Mercan' |
|
Çizgisiyle yürüdü ve öyle gitti ![]() Ahmet Mercan Hasan Nail Canat, dünya sahnesinden gelip geçerken sessiz izler bıraktı arkaya. Özellikle tiyatro ile ilgilenen inançlı insanlar için Hasan Nail Canat incelenmesi, anlaşılması gereken bir isimdir. Sanatın başlı başına bir risk oluşturmasının ötesinde, tiyatronun kılıcın alnında yürümek olduğunu Canat’ın anlayışı ve işleri ile anlamak mümkündür. O; derviş sükûnetiyle, sahneyi kullanma becerisi göstermiş ender sanatçılardan biridir. Tiyatronun kabul görmediği, imkânların yok mesabesinde olduğu bir dönemde, dekoru sırtında Anadolu’nun tozlu patikalarını, dar ve eskimiş sahnelerini adımladı. İş öyle bir noktaya geldi ki, ya ilkelerinden taviz verip popüler bir tercihle Türkiye’nin aktörü olunacaktı; ya da tiyatroyu terk edecekti. Hasan Nail ikincisini tercih etti. İşte bunun için de anlaşılmaya değer bir konumu hak etti. Bir süre tiyatroya ara vermesine rağmen, göz ucuyla olan biteni izlemekten geri durmadı. Seksen sonrası başlayan kıpırdanma içerisinde yerini aldı. Hep zor ve sınırlı şartlarda çalışmak zorunda kaldı. Bunun bedelini niye ödediğini bildiği için, mütevazı ve mütevekkildi. “Her şey sanat için” demiş olsaydı, ülkenin en ünlü dram aktörleri arasında olurdu. O zaman da bu boş kubbede bir seda bırakmazdı. Yani Hasan Nail olmazdı. Hasan Nail değerlerini sanatının emrine vermedi. Sanatını değerlerinin hizmeti için seferber etti. Hasan Nail genç kuşakların önünde duran ilham ve ibret abidesidir. Yeter ki, ibret alınma ihtiyacı hissedilsin. Hasan Nail Canat’a Allah’tan rahmet diliyorum. 14 Mart 2010 |

