Hasan Nail Canat, mümtaz Türk kültürünün önemli bir ismidir
Abdullah Şengül
Hasan Nail Canat ismiyle ortaokul yıllarında karşılaştım. Erzurum'da bir grup arkadaşımla "Moskof Sehpası" piyesini izlemiştik. "Dış Türkler" sızısının körpe yüreklerimize yeni yeni düştüğü zamanlardı. Hepimiz çok etkilendik. Nedense bu oyunu ve sonraki yıllarda okuduğum Kırımlı Murat Destanı'nı hiç unutmadım. Demir perde yıkılmadan önce ismini duyduğumuz Mustafa Cemiloğlu bana hep Kırımlı Murat'ı düşündürdü.
Yıllar sonra Tarihî Tiyatro üzerine çalışırken bu eski tanıdıkla karşılaşınca ne kadar mutlu oldum. Yüz yüze görüşmememize rağmen onu hep kendime yakın buldum. Bir sanatçı için çok kısa sayılabilecek 61 yıllık ömrüne çok şey sığdırmış Hasan Nail Canat. Örnek alınacak çok saygın bir yaşam mücadelesi var. Yunus, "Ölürse tenler ölür; canlar ölesi değil" diyor. Ben de çok inanıyorum ki; Hasan Nail Canat eserleriyle, düşünceleriyle, mücadeleleriyle hep yaşayacak... Bu güzel gayreti de takdir ediyorum ve bu vesile ile Hasan Nail Canat'a Allah'tan rahmet diliyorum.
29 Aralık 2010
|