Şeref Defteri
'Abdullah Harmancı'

Biz Hasan Nail Canat'ın romanları ile büyüdük


Abdullah Harmancı
Hasan Nail Canat deyince çocukluğum geliyor aklıma. Çocukluğumuzda ben ve abim, Hasan Nail Canat romanları okurduk. Abimin büyük bir hararetle "Bir Küçük Osmancık Vardı"yı anneme anlattığını hatırlıyorum. Liseli senelerimizde Konya'ya turneye gelip giden bir tiyatrocuydu Hasan Nail Canat. Biz onu daha çok bu yönüyle tanıdık. Kimi dizilerde ya da filmlerde gördüğümüz zaman, anlık bir heyecan ile "Aaa, Hasan Nail Canat!" derken vefat haberi geldi.

Şimdi yeniden, benim içimde romancı Hasan Nail Canat var. Bir başka deyişle, Hasan Nail Canat, içimde yeniden bir romancı olarak yaşamaya başladı. Neden? Öğrencilerime gönül rahatlığıyla önerdiğim yazarlardan. Çocukluğumdaki Hasan Nail Canat'a yeniden dönüyorum. Çocukluğuma yeniden dönüyorum. Nesiller geçip gitmiş. Ama elimizdeki, dilimizdeki kitaplar geçip gitmemiş. Hala bir şifre gibi, bir dua gibi, bir müjde gibi, onun kitapları, çocukların dillerinde, ellerinde dönüp duruyor. "Yaralı Serçe'yi okudun mu?", "Nur Dağındaki Çocuk'a başladım", "Yasemen çok güzelmiş". Çocukluğumun şifreleri... Hasan Nail Canat'tan bize kalanlar... "Sadaka-i cariye" bu olsa gerek.

30 Nisan 2010

Bu yazı defa okunmuştur.