![]() |
Basından 'Yansıma Dergisi' |
|
Hasan Nail Canat / Usta ve Çırak ![]() Yansıma Dergisi / 01.07.1999 USTA: Geri zekalı, aptal, manyak... Ne işin vardı, yürüyüş yapan işçilerin arasında... ÇIRAK: Valla usta, gazetecileri gördüm dayanamadım. Bir-iki poz vereyim dedim, sele kapılmış saman çöpüne döndüm. USTA: Yürüyüşe katılanlar genellikle kafasından gözünden yaralanıyor. Sen niye ayaklarından yaralandın? ÇIRAK: Usta bendeniz bu gibi protesto yürüyüşlerinin acemisi olduğum için başıma, pardon ayaklarıma bunlar geldi. USTA: Nasıl yani. Bu detaylı açıklamalarınızı henüz kavrayabilmiş değilim. ÇIRAK: Kortejin başındaki adam: "Arkadaşlar şimdi sessiz yürüyeceğiz" dedi. Ben ses yapmasın diye ayakkabılarımı çıkardım. USTA: Seni evrensel manyak seni. Ben sana senetlerin parasını yatır da protesto olmayalım dedim. Sen gittin protestocuların arasına katıldın. Ben seni bankaya göndermedim mi? ÇIRAK: Bankaya da uğradım usta. USTA: Uğradın ama başka bankaya başka maksatlarla uğradın. Sahi senin o bankada işin neydi? ÇIRAK: Bankanın giriş kapısına ilan yazmışlar. USTA: Neymiş o ilan? ÇIRAK: En az üç dil bilen, işletme mezunu, askerlikle ilişkisi olmayan, 30 yaşını doldurmamış elemanlar aranıyor. USTA: Bu bilimsel boyutu seni aşan ilanı, kendinle nasıl özdeşleştirdin merak ediyorum. ÇIRAK: Ben de aynen öyle dedim müdür beye. USTA: Hangi müdür beye? ÇIRAK: Mezkur bankanın müdür beyine... USTA: Ne dedin mezkur bankanın müdür beyine? ÇIRAK: Ben dil filan bilmem dedim. USTA: Eee!!! ÇIRAK: İlkokulu bile zor bitirdim dedim. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Ben sizin işinize yaramam dedim. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Müdür Bey de aynen öyle söyledi. USTA: Ne söyledi? ÇIRAK: Eee!!! USTA: Eee!!! ÇIRAK: Eee'si adamlarını çağırıp beni dışarı attırdı. Bir anda kendimi kapıda buldum. USTA: Adam haklı. Kim çeker senin gibi uluslararası bir aptalı. Benim gibi uluslararası bir kerizden başka. ÇIRAK: Estağfirullah usta. Benim için ne derseniz deyin de kendiniz için lütfen hakaret olabilecek sözler sarfetmeyin. USTA: Niçin özeleştiri hakkımı gasbetmek gibi bir gaflete düşüyorsun anlamadım. ÇIRAK: Yanlış anlamayın da usta. Siz öyle konuşunca kendimi aldatılmış gibi hissediyorum. USTA: Konu hakkında biraz brifing rica etsem. Anlatma özürlü çırak. ÇIRAK: Yani usta siz kendinizi öyle "Keriz" filan deyince, ben de kendi kendime "Yahu dünyada bu kadar akıllı adam dururken yanında çalışmak için bula bula bu kerizi mi buldun?" diyorum. USTA: Mantığı ses yapan çırak. Gevezeliği bırak da cevap ver. Senet parasını ne yaptın? ÇIRAK: Teessüf ederim usta. Bunu bana söylemeyecektin. USTA: Başlarım şimdi senin teessüfünden. Bilmece kafalı çırak. Bugün o senedin son günü ve veznelerin kapanmasına 45 dakika var. ÇAbuk söyle paraları ne yaptın? ÇIRAK: Usta bu telaşlı ve acılı sözlerinizle kalbimin en hassas bölgesini işgal ettiniz. Sizin bu olur olmaz stratejik bölgelere füze yerleştirme merakınız aramızda zaten kördüğüm haline gelen ilişkileri, içinden çıkılmaz hale getirirken... USTA: Suuus!! Seni beceriksiz elçi kılıklı çırak. Bana açık ve net bir şekilde cevap ver. Senet parasını ne yaptın? ÇIRAK: Bu acımasız saldırılarınızın beni intihara kadar götürebileceğini hiç düşünmüyor musun usta... USTA: Yok yok!!! Geçenlerde de öyle bir teşebbüsünüz olmuştu ama maalesef başarısızlıkla sonuçlanmıştı. ÇIRAK: Olsun. Her teşebbüs bir tecrübe aşamasıdır bence. Hem başarısız da olsa dramatik bir olayı komedi filmi gibi aktarmanız bence tarafsızlığınıza gölge düşürmektedir. USTA: Hem aptal hem komik çırak. O teşebbüsün neresi dramatikti? Bütün mahalleye rezil oldun. ÇIRAK: NE yapayım usta. O gün de söyledim. İpi boynuma taksam gıdıklanıyorum. Ben de belime bağladım. USTA: Para meselesini bana unutturmak için azami gayretler sarfediyorsun ama nafile... Sana tam on saniye veriyorum. Senet parasını ne yaptın? ÇIRAK: ??? USTA: Niçin cevap vermiyorsun? ÇIRAK: Bekliyorum usta... USTA: Neyi bekliyorsun? ÇIRAK: On saniye verdin. Geri sayım başlasın diye bekliyorum. USTA: Bu adam müsvettesi beni çıldırtacak. Tamma geriye sayım başlamıştır. 10-9-8-7-6-5-4-3-2-1 ÇIRAK: Senet paraları yerine ulaşmıştır usta. USTA: Ulaşmıştır derken buradaki üçüncü tekil şahıs paralarım oluyor. Yoksa paraların akıbeti konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı her halinden belli olan siz mi oluyorsunuz? ÇIRAK: Ben bu üçüncü tekil şahıs operasyonundan birşey anlamadım. USTA: Şimdi bana üçüncü tekil şahıs cinayeti işletmeden cevap ver. Nasıl yatırıldı? ÇIRAK: Panik yapma usta. Biliyorsunuz panik halleri stresi arttırıyor. USTA: Sabrın son kavşağında bekliyorum. ÇIRAK: Usta ben o protesto yürüyüşüne katıldım ya... USTA: Eeee ÇIRAK: O kalabalıkta millet sloganlar atıyor. Ben de bir slogan fakiri olarak kendi derdimi slogan haline getirdim ve "Ya senetler yatsın, ya bankalar batsın" diye bağırmaya başladım. Tabii diğer sloganlara da ritim olarak uydurmaya çalışıyorum. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Yanımdaki arkadaş niçin değişik slogan attığımı sordu. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Benim derdim başka. Usta bankaya yatırmam için senet parası verdi. Ben buralara takıldım dedim. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Yardımsever biri olduğu her halinden belli olan o arkadaş bana "Tesadüfe bak, ben de çek parası yatırmak için aynı bankaya gidecektim" demez mi? USTA: Eee!!! ÇIRAK: Madem ki, "Emeğin kutsal hakkı yürüyüşü yapıyoruz". Birimizden birimiz boşuna emek harcamasın dedi. USTA: Eee!!! ÇIRAK: Usta Allah aşkına ikide bir, mezkur banka müdürü gibi Eee-Eee deyip durma. Kendimi kapı önüne atılacakmış gibi hissediyorum. USTA: Sakın senet parasını o adama verdiğini söyleme. Eğer böyle bir şey yapmışsan, bırak kapı önünü seni Kapıkule'den sınır dışı ederim. ÇIRAK: Madem öyle, hakkını helal et usta. USTA: Nereye? ÇIRAK: Kapıkuleye otobüsler nereden kalkıyor usta? USTA: ( Tam çıldırmak üzeredir. Çırak vurmak için elini kaldırır. Cep telefonu çalar. ) Aloo! Buyur Kamilciğim. ÇIRAK: Kamil ağbi arıyor ha. Selamımı söyle. USTA: ( Çırağa -ŞİMDİ YANDIK- gibilerden işaretler yapar. ) Evet Kamilciğim. Size karşı çok mahcubum Kamilciğim. Valla ne diyeceğimi bilemiyorum Kamilciğim. Bu bizim evrensel aptal çırağımız, sizin senedin parasını protesto yürüyüşü yapan uyanık .......... Şimdi ben size ne mi anlatmak isityorum. Kamilciğim, diyorum ki bu seneti icraya falan verme ben ......... Ne icrası mı? Kamilciğim ben senin alacakların konusunda çok hassas biri olduğunu biliyorum. Nee senet karşılığı hesaba yatmış mı? ............. Ne söylüyorsun Kamilciğim? İnşallah alay etmiyorsundur. Bu hassasiyetimizden dolayı teşekkür ediyorsun... Önemli değil Kamilciğim... ( Telefonu kapatır ) ÇIRAK: Aşkolsun usta. Bizi yine adam yerine komadın. USTA: Nasıl? ÇIRAK: Kamil ağbiye selam söyle dedim. Es geçtin. USTA: Buyur, kendin söyle... ( Telefonu verir ) ÇIRAK: Hazır telefonu almışken şu memleketi de bir arıyayım ( sahneden uzaklaşır ) USTA: ( Peşinden koşar ) O kadar da değil fırsatçı çırak... Kaynak: Yansıma Dergisi |

