Basından
'Vakit Gazetesi'

Onun ödüle ihtiyacı yoktu

Vakit Gazetesi / 24.10.2005

Usta tiyatrocu Hasan Nail Canat, vefatının birinci yıldönümünde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Üsküdar Belediyesi Ramazan Vapuru`nda düzenlenen iki toplantıyla anıldı. Her iki toplantıda da, Hasan Nail Canat Kültür Merkezi`nin kurulması gerektiğine vurgu yapıldı.

Tiyatro dünyasının önemli isimlerinden usta tiyatrocu Hasan Nail Canat, geçtiğimiz yıl Ramazan ayı içinde aramızdan ayrılmış, Yüce Rabbi`ne kavuşmuştu. Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi`nde sanatçının arkadaşları, talebeleri ve sevenlerinin katılımıyla bir anma toplantısı düzenlendi. Vefatının birinci yıldönümü sebebiyle bir araya gelen dostları, Hasan Nail Canat`ın sanatçı kişiliği üzerinde durdular. Toplantıyı düzenleyen Abdurrahman Şen, Hasan Nail Canat`ın `tanınmadığı için` Altın Portakal`da hak ettiği ödülün verilmediğini belirterek, şu açıklamayı yaptı: `Çizme filminde canlandırmış olduğu sessiz radyocu rolüyle Altın Portakal`da en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü jüri oybirliğiyle Hasan Nail Canat`a verdi. Sonuçların açıklanması için bir araya gelindiğinde jüriden biri `İyi de biz bu adamı hiç tanımıyoruz. Bizim camiadan değil` diyor. Ardından `Ya hakikaten bunu bırakalım, öbür arkadaş şöyle bir şey söylemişti hem bize Boğaz`da balık sözü vardı` denilerek, ödülünü bir başkasına verdiler. Hasan Nail Canat`ın Çizme`deki ödülünü o sene bir başka oyuncuya verdiler, ama gönüllerde şampiyon olan oydu. Hasan Nail`in gönüllerde en iyi altın portakal ödülü vardı, ihtiyacı olmasa da..`

Daha sonra kürsüye gelen yönetmen Mesut Uçakan, bazı dizilerde ve filmlerde birlikte çalıştıkları Hasan Nail`in sanat anlayışını, yalnızlığını ele aldı: `Gerçek sanatçılar hep yalnızdır. Hasan Nail de yalnız yaşadı ve zorluklar içinde tiyatro yaptı. En son vefatından bir hafta önce Fatih`te karşılaştık onunla, sohbet ettik. Allah rahmet eylesin.` Canat`ın Kayseri`den mahalle arkadaşı yazar Mustafa Miyasoğlu, en yakın arkadaşı Hasan Nail`i kitap yazmaya teşvik ettiğini, tiyatro çalışmalarında hep yanında olduğunu söyledi: `Hasan Nail`i çok severdik. İstanbul`a geldiğimizde Üstad`ın dizinin dibinden ayrılmadık. Hasan Nail, Üstad`ın eserlerini sahneye koydu, zamanla kendi yazdığı eserleri de sahneledi. Anadolu yollarında yıllarca turne yaptı. Maddi karşılığını alamasa da, inandığı değerlerin savunuculuğundan taviz vermedi. Yazdığı kitaplarla gençlerin sevdiği bir yazar oldu. Onun çok sevdiğim eserlerinden biri olan `Bir Küçük Osmancık Vardı`, vefatından sonra MEB tarafından hazırlanan listede yer aldı` dedi. Hasan Nail Canat`la 36 yıla varan dostlukları olduğunu belirten Bahçelievler eski Belediye Başkanı Muzaffer Doğan, Hasan Nail Canat`ın adının bir kültür merkezinde yaşaması gerektiğini söyledi. Necip Fazıl`ın oyunlarının da tekrar sahnelerde olması gerektiğini söyleyen Doğan, Necip Fazıl`ın dünya çapında bir sanatçı olduğunu da sözlerine ekledi. Seyfullah Kartal`ın, sanatçının `Erik Ağacı Destanı` adlı şiirini seslendirdiği toplantıda Hasan Nail Canat`ın damadı ve oyuncularından Birol Cürgül, uzun yıllar sanatçıyla tiyatro yapan Mehmet Sadi Bayazıt ve Bünyamin Yılmaz, Hasan Nail`in sanat hayatıyla ilgili bilgiler verdiler.

Muzaffer Doğan: Hasan Nail Canat Kültür Merkezi şart

Hasan Nail Canat`ın ismi, bir kültür merkezine verilmeli. Bahçelievler Belediye Başkanı olduğum dönemde Necip Fazıl`ın ismini kültür merkezine verdiğimde yer yerinden oynamıştı. 15 yıl sonra geriye doğru baktığımda yaptığımın yanlış olmadığını düşünüyorum. Bir haksızlığı önlemek için, belediye başkanlığım gitmesine rağmen Üstad`ın adını koydum o kültür merkezine. Ben doğru yaptım. Bugün göreve gelmiş olanların eğer gerçekten biraz vefa duyguları varsa, derhal uygun bir yere bir bina yapsınlar, adını da Hasan Nail Canat sahnesi olarak koysunlar. Bu yeter mi? Benim kültürevinin adına Necip Fazıl`ın ismini yazdığım gibi. Başkanlığı bıraktıktan sonra baktım ki o ismin ruhuna, manasına ters işler yapılıyor orada. Eyvah dedim, ben yoksa yanlış bir iş mi yaptım? Hasan Nail Canat`ın adını verelim, ama onun ifade ettiği manayı da ihya edelim. Necip Fazıl gibi dünya tiyatrosunun yüzakı olan Üstad`ın hiçbir oyunu oynanmıyor. Bir oyun yarım yamalak oynandı ve sahneden çekildi. Neden çekildi? Bunu sormak ve sorgulamak hakkımızdır. Eğer Nurettin Sözen belediye başkanı olsaydı, ben burada konuşmazdım. Böyle bir anlayışla dile getirmezdim. Başbakan dahil, büyükşehir belediye başkanları, Bakanlar Kurulu`nun çoğunluğu, milletvekilleri, belediye meclis üyelerinin çoğu Büyük Doğu`cu olduğunu, MTTB`li olduğunu söylüyor. Sorumluluklarının gereğini yerine getirmeli bu dostlarımız ve Necip Fazıl`ın eserleri aslına uygun olarak sahnelenmelidir.

Üsküdar vapurunda anma

Geçtiğimiz yıl Üsküdar Belediyesi`nin organize ettiği Ramazan programına katılarak son defa sahne alan ve o gece vefat eden tiyatro ustası Hasan Nail Canat, vefatının 1. yılında yine o çok sevdiği Üsküdar`da anıldı. Usta tiyatrocu Hasan Nail Canat`ın geçen yıl vefatından önce son defa çıktığı sahnede, bu defa sevenleri onu anlatmak ve hatıralarını paylaşmak için yer aldılar. Türk tiyatrosuna büyük katkı sağlayan, çok sayıda öğrenci yetiştiren usta oyuncu Canat`ı anma gecesine eşi Sevim Canat, kızı Hale Canat, öğrencisi ve yakın dostu Bünyamin Yılmaz ile yetiştirdiği öğrenciler katıldı.

Geçen yıl Ramazan Vapuru`nda seslendirdiği Sakarya Türküsü`nün gösterimiyle başlayan gecede ilk sözü, Canat`ın kızı Hale Canat aldı. Hale Canat, babasının tiyatroya olan bağlılığını ve sevgisini anlattı. Kendi tuttuğu günlüğü de ilk defa dinleyicilerle paylaşan Hale Canat, babasının ölümünün ardından bir yıl geçmesine rağmen sanki yanlarından hiç gitmemiş, sadece bir turneye çıkmış gibi olduğunu söyledi. Tüm ömrünü kulislerde geçiren bir insanın bu sevgisinin gelecek nesillere de bir örnek ve yol gösterici olacağını vurguladı. Eşi Sevim Canat hanımefendi ise, usta tiyatrocuyla geçirdiği 41 yılı ve ustanın insan ilişkilerinin nasıl olduğunu anlattı. Öğrencisi ve yakın dostu Bünyamin Yılmaz ise, usta tiyatrocunun hayat çizgisini ve bu dünyada arkasında adını yaşatacak onlarca insan bırakan nadir şahsiyetlerden biri olduğunu söyledi. Örnek alınacak tiyatrocu kimliğinin yanında örnek alınacak bir şahsiyete de sahip olduğunu vurguladı.

Geceye katılan sanatçının yakınları ve seyircilerin ortak dileği ise, bu kültür adamının adını yaşatacak bir kültür merkezinin inşa edilmesiydi. Programın beraberinde Canat`ın çok sevdiği ve son defa Üsküdar Ramazan Vapuru`nda okuduğu `Sakarya Türküsü`nü Seyfullah Kartal seslendirdi.

Kaynak: Vakit Gazetesi
Bu haber defa okunmuştur.