Basından
'Süper Beyin Dergisi'

Unutul(may)an yüzler, portreler... HASAN NAİL CANAT

Süper Beyin Dergisi / 01.01.2013

Yaşadığı devre mührünü kazımış, yaşayışıyla, eserleriyle insanları etkilemiş, hayat yolunda onlara ışık tutmuş, gelecek nesillere sağlam bir kültürel miras bırakmış birçok değerli insan yetiştirdi bu topraklar... Sultan Süleyman'a kalmayan dünya onlara da kalmadı tabi; tıpkı bizlere de kalmayacağı gibi... Ancak, yaşamak kadar, hayata veda ettikten sonra da gönüllerde yaşabilmektir anlamlı olan... Bugün yüzlerce, hatta binlerce böyle gönül insanı barındırıyor bu ülke... Onlar unutuldu mu? "Hayır!" demek istiyoruz... Unutulduysa da hatırlatmak hepimizin görevi olsa gerek...

Şair, yazar ve tiyatrocu Hasan Nail Canat, 25 Ekim 1943 tarihinde Kayseri'de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Kayseri'de bitiren Canat, bazı mahalli gazetelerde yazı ve şiirlerini yayımlarken, sanat hayatının ilk adımlarını da burada atmaya başladı. Kurduğu tiyatrolarla Anadolu'yu dolaştı. Hilal Tiyatrosu'nu kurup, kendi yazdığı Moskof Sehpası (1969), Dilsiz Şeytan (1982) ve Günahkâr Baba (1974) oyunlarını yönetti; kendisi de bu oyunlarda oynadı.

Bunlardan Moskof Sehpası, Canat'ın hayatında özellikle kalıcı izler bırakan bir yapıttır. Şöyle ki: Sanat hayatının ilk yıllarında babasından oldukça olumsuz tepkiler alan Canat, yıllar sonra bu oyunu baştan sona izleyen babası tarafından tebrik edilmiş ve kendisine dualar edilmiştir. 1964 yılında, Rusya'nın, Bolşevik İhtilâli'nde Türk kökenli insanlara yapmış olduğu zulümden etkilenerek hazırladığı bu eser, Canat'ın ilk yapıtı olup, onun profesyonel tiyatro hayatına atılmasına vesile olan ilk çalışmasıdır. Bu yapıt, gelen büyük talep üzerine 1200 kez sahnelenmiştir.

Necip Fazıl Kısakürek'in sohbetlerine katılarak onun düşünce ve fikirlerinden etkilenen Hasan Nail Canat, Günahkâr Baba, Dilsiz Şeytan, Bir Avuç Ateş, Afganistan Dramı, Bir Demet Gençlik, Ebabil Kuşları, Bana Mahşeri Anlat, Sokak Kızı Elif, Süper Bekçi, Mindrella, Cimcime Tavşan, Aynalar Yolumu Kesti adlı eserlerini bu fikirlerin etkisinde, hem yazdı, hem yönetti ve hem de bu oyunlarda rol aldı...

Büyük sanatçı, aynı zamanda roman yazmıştır. Bir Küçük Osmancık Vardı, Nur Dağındaki Çocuk, Yaralı Serçe, Günahkâr Baba, Yasemen, Kırımlı Murat Destanı, Bir Avuç Ateş, Gül Yarası ve Kiralık Zindan isimli romanları oldukça ilgi gördü. Kırımlı Murat Destanı adındaki kitabını, daha önce hazırlamış olduğu Moskof Sehpası adlı tiyatro eserini baz alarak hazırlamıştır. Bir Avuç Ateş isimli romanı, Çöküş ismi ile yönetmen Mesut Uçakan tarafından beyaz perdeye aktarıldı. Bir Küçük Osmancık Vardı isimli kitabı da Milli Eğitim Bakanlığı'nın 100 Temel Eser'i arasında yer almaktadır.

41 yıllık sanat hayatını 21 Ekim 2004 tarihinde, Aynalar Yolumu Kesti isimli oyununu son kez sahneledikten sonra evinde aniden kalp krizi geçirerek sona erdiren Hasan Nail Canat, 1994 yılından, vefat ettiği 2004 yılına kadar Altunizade Kültür Merkezi'nde Üsküdar Belediyesi Tiyatrosu'nda oyunlarını sahneliyordu. Burada aynı zamanda çocuk ve yetişkinlere tiyatro eğitimi de veren Canat, Reis Bey, Minyeli Abdullah, Sahibini Arayan Madalya, Çizme, Sürgün, Bize Nasıl Kıydınız? ve Gülün Bittiği Yer adlı sinema filmleri ile Kara Bir Gün - Süleyman Nazif, Su Perisi Kayıkla, İnsanlar Yaşadıkça, Kaşağı, Müslüman'ın 24 Saati, Müslüman'ın 365 Günü, Siyah Pelerinli Adam, Hasret, Köstekli Saat, Camgöz, Deli Balta-Uçurum Adası, Ortaklar, Bizim Ev, Şark Kahvesi, Beyaz Savaş, Sır Kapısı, Deli Yürek, Ekmek Teknesi, Çobanın İbadeti, Kenan'da Bir Kuyu ve Kalp Gözü adlı TV dizilerinde rol aldı.

Hasan Nail Canat evli ve 4 çocuk babasıydı.

Kaynak: Süper Beyin Dergisi
Bu haber defa okunmuştur.