Basından
'Sanat Alemi'

Kovanınızdan Çıkın Artık!

Sanat Alemi / 30.04.2009

Güzel bir söz duydum geçenlerde ve hemen not aldım. Bence herkes bunu yapmalı. Hikmetli sözleri duyunca bir yere yazmalı, çevresine anlatmalı ve elinden geldiği kadarıyla yaygınlaştırmalıdır. Bahsettiğim söz şu: “Kovanından çıkmayan arı, bal yapamaz.” Kimin sözüdür, tam hatırlamıyorum. Bir hadis de olabilir, kelâm-ı kibâr da... Veya atalar sözü de olabilir. Neyse, önemli olan sözün kendi iç güzelliği ve ifade ettiği yüksek mânâdır. Bu söz, çalışkanlığın nasıl olacağını ve tembellerin niçin üretemediğini açık seçik bir şekilde göstermeye kâfi.

Bazı insanlar önce hayal eder, sonra düşünür, ardından çalışır ve üretir. Ortaya bazı çalışmalar ve eserler koyar. Bunları beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama netice itibariyle emek sonucu bir ürün çıkmıştır önünüze. Belki eksikleri vardır, belki de fazlalıkları... Bunu tenkit edebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, ancak bu emeğe yürekten saygı duymak zorundasınız.

Bir de yorulmadan, terlemeden, çalışmadan, gayret göstermeden, hatta kılını kıpırdatmadan konuşanlar var. Onlar sadece konuşur, sadece çevrelerine zehir zemberek eleştiriler yağdırır. İş yapmazlar, gayretleri cılız, himmetleri zayıftır. Ama yapılan hiçbir şeyi de beğenmezler. Burunlarından kıl aldırmazlar. “Hadi buyurun bu hizmetin bir kısmını da sen üstlen, bir zahmet yapıver” derseniz fellik fellik kaçar, giderler. Çünkü canları tatlıdır ve zamanlarını harcamak istemezler. Devran adamıdırlar, tatlısu insanıdırlar. Hadi daha açık ve dobra dobra söyleyelim. Bunlar iflah olmaz uyuşuk tembellerdir. Elbette bu sözden kastımız hâşâ bütün münekkitler değildir. Zira tenkit yaptığı halde çalışıp üretenlerin sayısı da az değildir.

Cumartesi günü merhum tiyatro sanatkârı ve yazar Hasan Nail Canat hakkında Tünel'deki Tarık Zafer T unaya Kültür Merkezi'nde güzel bir toplantı yapıldı. İşlerimi tamamlayıp tramvaya bindim. Böyle anma toplantılarını mümkün mertebe kaçırmamaya çalışıyorum. Çünkü yitiklerimizin hatırlanmasına, hâtıralarının dile getirilmesine ve rahmetle anılmalarına vesile olur bu kabil toplantılar. Programı düşünen ve düzenleyen Abdurrahman Şen dostumuz konuşmacılar ise Mustafa Miyasoğlu ve Muzaffer Doğan'dı. Üçüncü konuşmacı ise İbrahim Sadri'ydi ancak gelememişti. Toplantıda anlatılanlardan söz edecek değilim. Zaten haber bültenlerinde ve sitemizde okudunuz.

Ben toplantının sonundaki bir gelişmeden söz etmek istiyorum. Abdurrahman Bey, programın finalinde dinleyicilerden bir iki tiyatro sanatkârına söz verdi. Onlar da kürsüye çıktılar ve konuştular. Tanıdığım ve değer verdiğim iki tiyatro sanatçısı. Elbette söyledikleri hakikatler vardı ve çoktu. Ama aynı zamanda zehir zemberek tenkitlerde de bulundular. Onları dinleyen bir kişi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kültürel faaliyet olarak hiçbir şey yapmadığı vehmine kapılabilirdi. Hâlbuki bu hiç de doğru değildi. Daha önce de yazdım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin diğer işlerine ve etkinliklerine itiraz edebilirsiniz, haklı veya haksız bazı eleştiriler de getirebilirsiniz. Ama kültür sanat faaliyetlerini görmemek için gözü kapalı olmak gerekir.

İstanbul son beş on yılda, tarihinin en büyük, en önemli, en güzel kültür sanat faaliyetlerine sahne oldu. Sadece Nisan 2009 kitapçığında altı önemli çalışma dikkat çekiyor: Uluslar arası Karagöz Sempozyumu, Tezhip Buluşması, İbrahim Zaman Fotoğraf Sergisi, Vefatının 5. Yılında Hasan Nail Canat, Kente Doğru Konuşmalar, Yaşayan Bestecilere Saygı: Kutlu Payaslı. Bunlar kapağa taşınabilenler. Ayrıca kitapçığın içinde duyurulan onlarca toplantı, şenlik, sergi, kutlama var. Bütün haberlerde sıcak toplantı salonlarına dâvet ediliyoruz.

Kültür ve sanat İstanbul'da artık sadece belirli bir iki merkezde yapılmıyor. Yalnızca Beyoğlu ve Harbiye'de gerçekleşmiyor bu faaliyetler. Altunizade, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Çatalca, Güngören, Kartal, Mecidiyeköy, Pendik, Samandıra, Sarıgazi, Tuzla, Ümraniye ve Cağaloğlu'nda da bu kuruluşların himâyesinde ciddî çalışmalar, aktiviteler gerçekleşiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı'na bağlı Kültür Müdürlüğü ile Kültür A.Ş.nin birlikte organize ettiği bütün bu faaliyetleri her ay yüzbinlerce kişi ücretsiz olarak takip ediyor.

Rahmetli Hasan Nail Canat tiyatromuza, sinemamıza ve edebiyatımıza hizmet etmiş değerli bir sanatkârdı. Elbette onun adının bir kültür merkezine verilmesi gerekiyor. Bu iyi ve doğru bir düşünce. Ama bu fikri seslendirirken, belediyemizin bugüne kadar yaptığı binlerce faaliyeti de bir çırpıda silip atıvermek ve göz ardı etmek insaf ölçülerine sığmaz dostlar! Bu acımasız eleştirileriniz hem haksızlıktır, hem faydasızdır, hem de sizi daha da yalnızlığa iter. Bir kenara çekilerek ve sadece yapılanları eleştirerek vazifenizi yerine getiremezsiniz. Baştaki sözü tekrarlamak istiyorum: “Kovanından çıkmayan arı, bal yapamaz.”

Çıkın kovanınızdan ve bal üretmeye başlayın artık!

Bu haber defa okunmuştur.