Basından
'Kitap Dergisi'

İbrahim Sadri
SESLER... YÜZLER... SOKAKLAR...

Kitap Dergisi / 01.01.1989

HASAN NAİL CANAT

Moskof Sehpası diye bir oyun. Yetmişli yıllar. Yazmış, yönetmiş ve başrolü oynamış. Tam 1000 ( yazı ile bin ) kez! Bu, "rekor"larından biri... Yüzüne baktığımız zaman, sadece çileli günler geçirmiş bir adamın alın izlerini görebiliyorsunuz oysa. Hepsi bu. Kayserili. Hem de mütekamilen. Anadolu'da sahneye çıkar çıkmaz, birçok yerde bir alkıştır patlıyor. Kolay değil tabii yirmi yılı aşkın bir süredir enteresan imkanlarla perde açmış adam. Necip Fazıl, "İbrahim Ethem" isimli oyununu bizzat onun için yazmış. Sadece bu da değil, "Abdülhamit'ini de ısrarla onun oynamasını istemiş. Oynamış o da. Cumhuriyet Gazetesi birinci sayfadan sürmanşet geçmiş, "irtica hortluyor" diye, tiyatro vasıtasıyla. Defalarca dekorlarını, kostümlerini yakmışlar. Silah sesleri arasından oynamış oyunlarını. Bırakın "ideolojik içerikli" oyunları, milletin bakkala çıkmaya çekindiği günlerde Anadolu kasabalarında Abdülhamid, Dilsiz Şeytan v.b. oynamış. Anılarını yazsa olay olur. Ama anlatınca daha bir zevkli... Sesli uyur. Çayı, kendi tabiri ile içmez de, "damardan" alır. Sigarayı her gün bırakır. Romanları da var. Hepsi birkaç baskı yapmış. Bir ara "Genç Adamlar"larla tiyatro yapmayı denemişse de daha sonra Ulvi Alacakaptan ile birlikte Birlik Sahnesi'ni kurmuş. Halen buranın Genel Sanat Yönetmeni. Bizim camianın tek "profesyonel" tiyatrocusu denebilir ona. Bunu "iş" olarak yapıyor. Bütün olumsuz şartlara rağmen. Kimse bilmez, ilk olarak "Yalnızlar Rıhtımı" adında bir şiir kitabı ile çıkmış ortaya. Artık mevcudu yok. Necip Fazıl'ın "Sakarya" şiirini, "en iyi" yorumlayanlardan biri de yine kendisi. Yirmi yılı aşkın tiyatro hayatı. Mal varlığı: yok. Güzel bir öykü anlatır: "Bir gün, son model mercedesin kapısı özel şoför tarafından açılacak, Hasan Nail fiyakalı elbisesi ile aşağı inecek ve gülümseyecek şöyle diyecek: 'ben, dedem Hasan Nail gibi enayi olmayacağım!"

HASAN AYCIN

Birkaç yıldır Cağaloğlu'nda "Üç Kardeşler" ( padişahın üç şehzadesi, maskeli üçler, üç silahşörler, vd. ) realitesini yaşatan Mustafa, Hüseyin ve Hasan Aycın. Bunların, yaşça büyükleri o. Kadim dostlukları var. Muhabbet ehli. Yârân. Bütün kelimelerini özenle seçer çıkartır dağarcığından, konuşurken. Gençliğini dolu dolu yaşamış. Çizgi ustası. Kitap kapağı tasarımlarından vakit bulabildiği sürelerde. Çay ve sigara yanalılarından. Kendine ait üslubunu bulabilmiş birkaç Türkiyeli çizerden biri; ısrarla görmezden gelinse de... Balıkesir'li. Çizgiden aldığı ödülleri var. Yalnızlıktan yana. Çok çabuk çizebilir ve çok uzun konuşabilir. İkisinin de tadına doyum olmaz. Güzel meczup öyküleri anlatır. Sitem etmekten hoşlanır. Enteresan palto ve pardesüler, güzel gömlekler giyer. Bir süre Marmara Ajans'ta bulundu. Halen muhteşem üçlü olarak kendi yerlerindeler; Aycan Grafik. Dizgi. Pikaj. Montaj. Son yıllarda aşina olduğu kelimeler. Bir de Gülçocuk Dergisi'ne çizdiği 'müthiş' bir çizgi roman var. Meraklıları için. Zaman Gazetesi'nin ilk dönemlerinde de günlük olarak çizdi. Alicenap. Bırakın, size geçmiş günlerdeki maceralarından dem vursun. Bu çok şeye bedel olacaktır. Yalnız kapısından içeri girerken çayını söylemeyi unutmayın.

MUSTAFA ÇELİK

Aslen Antalyalı. Ama Erzurum ekolünden. Herkesi tanır ve herkes onu tanır. Mavera Dergisi'ne 79-80'lerde şiir göndererek başlamış işe. Zarifoğlu "tamam devam et" diye yazmış Okuyucularla'da. Devam etmiş. Ta Mevara Dergisi'nin ve Akabe'nin yayın yönetmenliğine kadar. Oysa hiç hırsı yok. Şair. Sesi gür çıkıyor. Dizeleri hep bir ayaklanma yanlısı gibi düşüyor satırlara. "Adın Kaldı Bir" tek şiir kitabının adı. Birkaç yıldır kendi kurduğu Nehir Yayınları'nın başında. Yayıncıya pek benzemez. Atkısı vardır, başında üşümemek için hep bir bere vardır. Ya tam sakallıdır ya da üç dört günlük. Tamamen traş olduğunu gören yok. Ama çok güzel kitaplar yayınlamıştır. Candan ve samimi. Güleç de. Ciddi bir şeyler konuşurken yeşil gözleri yanıp sönmeye başlar. İyi şeyler yapmaktan ve yapılmasından yana. Yayınlamayı sevdiği kadar, okumayı da sevenlerden. Çabuk samimi olur. Genç bir adam. Ve galiba hiç yaşlanmayacak.

Kaynak: Kitap Dergisi
Bu haber defa okunmuştur.