Basından
'Haber Name'

Aydın Çakırtaş / Türk Tiyatrosunun Mütebessim Simâsı; Hasan Nail Canatsız 6. Yıl

Haber Name / 31.10.2010

21 Ekim 2010 tarihi, gönül dünyamızda tarifsiz hatıralar bırakaran merhûm şair, yazar ve tiyatrocu Hasan Nail Canat ağabeyin aramızdan ayrılışının 6. seneyi devriyesi idi. Biraz gecikmeyle birlikte yazılması gereken bir yazıyı kaleme almak ancak şimdi nasip oldu.

Sitemizde yayınlanan bir haberi okuyordum. Hasan Nail ağabeyin kızı Hale Canat Cürgül'ün, babasına olan özlemi ve sanat camiasına olan sitemiyle ilgiliydi bu haber.

"Zaman geçer acıların küllere karışır gider, sen de bu acıyı sindirirsin demişlerdi... Koskoca altı yılı sensiz devirebilmek, sensiz ağlayabilmek ve sensiz gülebilmek..." diye başlıyordu sözlerine Hale Canat. Onun babasına olan hasretle kurduğu cümleler, bizim de Hasan Nail Canat'a olan muhabbetimizi ziyâdeleştirdi ve geçmişin gül yapraklarına yazılan anılara götürdü bendenizi...

Mütebessim tavırlarıyla tanıdığımız güzel insan merhûm Hasan Nail ağabeyle ilk tanışmam 1999-2000 yıllarındaydı.

Çamlıca'da özel bir okulda Kütüphaneci olarak çalıştığım dönemlerde kendisi tiyatro derslerine gelir ve yılların oyunculuk birikimini yeni açmış fidanlara aktarırdı.

Derslerini, Kütüphane olarak kullanılan salonda yapardı genellikle. Ben de büyük bir keyifle izlerdim kendisini. Kimi minik öğrencilerin nazlı tavırlarına bir çocuk edasıyla "Hiçdebilem" diyerek ortak olurdu.

Onları baba şefkatiyle eğitir, öğrettikleri sıradan bir tiyatro bilgisiyle kalmaz; onlara kültürel değerler ışığında tiyatro yapmanın inceliklerini de verirdi.

O, gülü incitmeden gül yaprağına şiirler yazan bir şairdi aynı zamanda. "Yalnızlar Rıhtımı" adlı kitabında topladı şiirlerini.

Sadece şiirle kalmadı. Birbirinden güzel romanlar ve tiyatro eserleri de yazdı. "Bir Küçük Osmancık Vardı", "Nur Dağındaki Çocuk", "Yaralı Serçe", Günahkâr Baba", "Kırımlı Murat Destanı", "Yasemen", "Bir Avuç Ateş", "Gül Yarası" isimli romanları; "Moskof Sehpası", "Cimcime Tavşan" isminde de tiyatro eserleri bırakmıştı geride...

Aslında geride sadece bıraktığı eserler yoktu Hasan Nail ağabeyin. Türk tiyatrosunun muhafazakâr bir çizgide nasıl temsil edilebileceğini de öğretmişti yeni nesile...

Kimilerimiz ekranlardaki eğitici filmlerde gördü simâsını. Türk sinemasının yeni yetme kalitesiz oyuncularının mantar gibi arttığı günümüzde Hasan Nail Canat'ın oyunculuk serüveni üç beş senelik değil.

Hasan Nail ağabey sinema hayatına tam ben 9 yaşımda iken, yönetmenliğini Bekir Erdem'in yaptığı, senaryosunu Beşir Ayvazoğlu'nun yazdığı, 1987 yılında çekilen "Su Perisi Kayıklar" adlı filmle başlamış.

Sonraki yıllarda pek çok ünlü oyuncuyla aynı karelerde rol almış Hasan Nail Canat. Mesut Uçakan'ın yönetmenliğini yaptığı "Reis Bey" de Haluk Kurdoğlu ile, Yücel Çakmaklı'nın yönettiği ve 1980'lere damgasını vuran "Minyeli Abdullah" da Perihan Savaş, Agah Hün ve Ulvi Alacakaptan ile, "Müslüman'ın 24 Saati"nde İbrahim Sadri ile, Mehmet Tanrısever'in yönettiği "Sürgün" de Bulut Aras ve Halit Akçatepe ile, İsmail Güneş'in yönettiği "Gülün Bittiği Yer" de Cüneyt Arkın ile ve bunun gibi pek çok eski yapımda Türk sinemasının tanınmış oyuncularıyla rol arkadaşlığı yaptı.

90'lı yılların sonlarına doğru ise daha ziyâde ekranların sevilen dizilerinde rol almaya başladı. Osman Sınav'ın yönettiği, Ömer Lütfi Mete ve ekibinin senaryosunu kaleme aldığı "Deli Yürek" dizisinde Kenan İmirzalıoğlu ve Ali Sürmeli gibi isimlerle çalıştı. "Sır Kapısı", "Ekmek Teknesi" ve "Kalp Gözü" oynadığı dizilerden bazıları...

23 Ekim 1943 yılında başladığı hayat filminin karelerini usta bir oyuncu, kalemi güçlü bir şair-yazar ve hepsinden de ötesi güzel bir insan olarak 2004 yılında tamamladı.

Üretkenliği, tevâzusu, ahlak ve inanç değerlerine bağlılığı ile tam 61 yıl hayat filmindeki kareleri paylaştı bizlerle.

Şimdilerde kızı Hale Canat kardeşimizi daha iyi anlıyorum. Kolay değil küllere karışan acılı günleri geride bırakabilmek. Ama eminim ki böyle güzel bir babaya sahip olduğu ve geride nice güzel eserlerin emanetini taşıdığı için onurlu ve huzurludur da...

Ailesi ve sevenleri tarafından oluşturulan www.hasannailcanat.com adlı internet sitesinde en güzel şekilde tanıtıldığını düşünüyorum.

Vefâtının 6. yılında merhûm Hasan Nail Canat ağabeyimize Allah'tan rahmetler diliyor, ruhuna binlerce Fatihâlar hediye ediyoruz. Mekânın Cennet olsun...

Hoşça bakın zâtınıza!

Bu haber defa okunmuştur.