Basından
'Dünya Bizim'

H. Nail Canat romanları apayrıdır!

Dünya Bizim / 14.04.2011

Okundukça değeri artacak romanlar bıraktı çocuklarımıza Hasan Nail Canat. Onun romanlarını okumadan çocuklarımız eksik kalacak.

Tiyatro, bilinçli bir tercih

Kayseri'de, bir fabrikada işçi olarak çalışmaktadır Hasan Nail Canat ama gönlü hep sanattan yanadır. Bir şiir kitabı çıkarmıştır örneğin, "Yalnızlar Rıhtımı" Canat için önemli bir adımdır. Yazmayı ve sahneden insanlara mesaj vermeyi sever. Bir gün, şehrine bir tiyatro grubu gelir. Onun gönül dünyasına uygun olmayan, ona göre doğru mesajlar vermeyen bir oyun izler Canat ve kendine kızar. "Bir şeyler yapmalı" diye karar verir sonra. Tiyatro aşkını "tiyatrocu mu olacaksın, soytarı mı olacaksın" diyen babasına rağmen sürdürür. "Moskof Sehpası" ile başlayan tiyatro serüveni, vefatına dek hayatının merkezinde durur.

Hep yazdı, Bir Küçük Osmancık Vardı çünkü

1980 ihtilali ile tiyatro yaşamına ara vermek zorunda kalır Hasan Hoca. Hayatı boyunca gençlerin eğitimine önem vermiştir. Bu konuda da hep tasarladığı bir alanı, hayatının merkezine koyar tekrar. İlk Gençlik Romanları yazar. "Bir Küçük Osmancık Vardı" bu dönemde kaleme aldığı ilk eserdir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın "Yüz Temel Eser" içerisinde yer verdiği bu romanın başkarakteri Osman isimli bir çocuktur. Henüz bebek iken fidye karşılığı kaçırılan Osman bebek, bir aileye evlatlık verilir. Osman'ın yaşadıkları, gerçeği öğrendiğinde ailesini arama çabası bu romanda konu edilir. Hasan Nail Canat, hem bir serüven içine dâhil eder okuyucuyu, hem de mutlu sonla biten bir hikâyeyi paylaşır. Pes etmemeyi ve vazgeçmeden umut etmeyi öğretir insana.

Nur dağında bir çocuk

Çocuk, Hasan Nail Canat için bireyin en saf halidir. "Çocuk" deyip geçmez, ona bir şey öğretmeyi varlığına vazife bilir. "Nur Dağındaki Çocuk"ta Afganlı mücahitleri anlatır bu yüzden. Rusların karşısında, bütün imkânsızlıklara rağmen direnen mücahitlerin yaşadıklarını gösterdi. Yiyecek ve içecek olmadığı zamanlarda bile, en küçük yürekten en yaşlı insana kadar, "mücahit" olmayı anlattı. Yürekler hep Müslümanlar için atsın istedi çünkü. Aynı şekilde, "Yaralı Serçe"de, Yıldırım Reis ve Kerim’in dağlarda verdiği mücadelesi de önemliydi. İşin içinde din varsa, ahlak ve bağımsızlık mücadelesi varsa, imkânsızlıklar içinde de olsa ona göre yaşam anlamlı hale gelebilirdi.

Her nesle hitap eden kitaplar

Çocuk kitaplarında kendisini sorgulaması gereken tek kişi olarak da çocuğu göstermez Hasan Nail Canat. "Günahkar Baba"da günah batağına sağlanmış bir baba konu edilir. Yaşadıklarından ders almasını bilemeyen babaya doğru yolu gösterecek olan ise bir gençtir. Herkesin hayattan alacağı dersler olduğunu düşünür çünkü Hasan Hoca. "Gül Yarası"nda Fatma'yı "artist" olması için ikna etmeye çalışan da annesidir. Fatma'nın, sonunda hocasının anlattıklarına hak vermesi gibi, her insan, çocuk ya da büyük olsun, karşısına sunulan seçeneklerden doğru olanı bulmalı ve o yolda ilerlemelidir.

Mesut Uçakan'ın beyaz perdeye Çöküş ismiyle uyarladığı "Bir Avuç Ateş" romanında ise "Gül Yarası"nın aksine, oğlunun ahlakından endişe eden bir baba ve çevresine uyarak kötü alışkanlıklar edinen bir oğul anlatılır. İki nesil arasındaki iletişim probleminden, dinî öğretilere kadar birçok mesaj kitapta saklıdır ve her kitabında olduğu gibi, burada da bütün yaş gruplarına hitap eden bir konu ve akış vardır.

Hasan Nail Canat'ı her dönemde okumak

Her zaman, herkese söyleyecek bir sözü olmuştur Hasan Nail Canat'ın. Öğrenci yetiştirirken, bir oyunun provası için kafa yorarken, sahnede rolünü canlandırırken, televizyon projelerinde rol alırken ve o değerli satırları yazarken derdi hep aynıdır: İçinden geçen cümleleri insanlara en etkili bir biçimde anlatmak. Ardında değerini kaybetmeyecek eserler bırakan, gençleri yetiştirmenin kaygısını sürekli taşıyan bu güzel insanın eserlerini daha çok nesiller okuyacak inşallah.

Sümeyye Karaarslan dualarla yad etti

GYY'nin notu: Bu güzel kitapların kıymetini çok bilmiş dindar çevre entelektüelleri bilir mi, hiç sanmam! O güzel kitapların çocukluğumdaki müstesna hatırası için 80'li yıllardaki Petek yayınlarına ait, Adım yayınlarına ait kapakları buraya koymayı vazife görüyorum. O kitaplar beni muhafazakar olmaktan korudu. Ümmet kaygısı nedir, 20. yüzyılda müslümanlık ne zor iştir, bunu öğretti. 11 yaşındaki çocuğa, ben çocuk Asım'a Afganistan'ı, Kırım'ı öğretti. Rabbim kabrini cennet bahçesi eylesin ey Hasan Nail canat! Canım güzel yazarım benim!

Bu haber defa okunmuştur.