Basından
'Cuma Dergisi'

Hasan Nail CANAT: "Türkiye, inşaattan düşmüş amele gibi"

Cuma Dergisi / 22.10.1993

Tiyatro oyuncusu Hasan Nail Canat, Özal-Çiller benzerliğini sanatçı gözüyle ele aldı.

Özellikle basında Tansu Çiller'in Özalvari bir dış politika izlediği imajı hakim. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Özal'dan günümüze pek değişen bir şey de yoktur. Tek değişen şey Başbakanın kadın olmasıdır. Tansu Hanım, Amerika'dan çağrılmıştır. Bu çağrıya uyup oraya gitmiştir. Onun Amerika'ya gidip birtakım işleri halletme endişe ve arzusu taşıdığına inanmıyorum. Gündem Amerika tarafından daha önce oluşturulmuştur. Neyin nereye kadar yapılacağı kararlaştırılmıştır. Kararlaştırılan şeylere 'okey' diyebilmek için de Tansu Çiller, Amerika'ya gitmiştir.

Tansu Hanım, Amerika'da büyük bir şov (!) yapmıştır. Tansu Hanım çok beğenilmiştir. Onunla görüşenler ondan çok memnun kalmışlardır. Bu beğenilme durumu Tansu Hanım'ın sadece kendi şahsına münhasır bir durumdur. Ülkemize herhangi bir puan kazandırmamıştır. Amerika ile ilişkilerimizde şu anda problem olarak görünmeyen ancak bizim için problem olan birçok mesele var ki, bu meselelerin problem olma durumu daha da kesifleştirilmiştir. Çözülen hiçbir mesele yoktur.

Amerika Somali'de batmak üzeredir. Ve çekilecektir artık... Oraya devamlılığı sağlayabilmek için iyi bir müttefik yerleştirmek istiyor. Bunun için de Türkiye'ye seçmiştir.

Çiller'in, Somali'ye kuvvet gönderimesi konusunda olumlu cevabı vermesine nasıl bakıyorsunuz?

Evet, Genelkurmayımızın incelemesine ve isteksizliğine rağmen, Somali'deki birliklerimizi takviye etmeye karar verdirilmiştir. Bu karar, Tansu Çiller'in şahsi fikri de değildir.

Özal'ın Körfez krizi sırasında uyguladığı dış siyasetle, Çiller'in izlediği bugünkü politikanın kısa bir tahlilini yapabilir misiniz?

Türkiye'nin Körfez Savaşı'nda takındığı tavır, Türkiye'yi inşaattan düşmüş amele durumuna getirmiştir. İnşaattan düşmüş bir ameleyle, düz yolda hafif sıyrıklarla atlatılmış bir trafik kazası geçiren kimsenin durumu bir değildir. Hele hele bu kazazede üst seviyeden bir kimse ise hemen yaraları tazmin edildiği gibi kendisinden de özür dilenir. Ancak inşaattan düşen bir amelenin cesedine bakan bile olmaz. Onun için, Türkiye'nin dikkat edip inşaattan düşmemesi gerekmektedir.

Ülkemizin bugün içerisinde bulunduğu ekonomik krizin sebeplerinden biri de Irak'a uyguladığı ambargo ve bu ambargo neticesinde Ortadoğu ülkeleri ile ticari ilişkilerimizde bozulan dengelerdir. Bugün Irak'a ambargo kalksa dahi bu denge bozuklukları devam edecektir. Çünkü, biz Irak'a ambargo uygulayarak Saddam'ı cezalandırmadık. Oradaki Müslüman halkı cezalandırdık.

Sonuç olarak sırf Amerika'nın menfaatlerini korumak ve ona sadık bir uşak olduğumuzu ispatlayabilmek için Irak'a ambargo uyguladık. Sonunda da zokayı biz yedik.

Çiller'in, BM ve Amerika'nın kararlarını uygulamaktaki tutumunu nasıl karşılıyorsunuz?

Şimdi, bizim yeni oynadığımız oyunda şöyle bir sahne var. Ev sahibinin biri kiracısını evinden çıkarmak istiyor. Birçok çareye başvuruyor. Ancak kiracısı hukuku yutmuş adam, imkanı yok çıkmıyor. En sonunda kiracısının bahçesine petrol gömüyor. Ve Birleşmiş Milletleri çağırıyor. Birleşmiş Milletler o kiralık evi kuşatıyorlar ve kiracıyı zorla atıyorlar ordan. Ondan sonra işletme hakkını alarak ev sahibine teslim ediyorlar. Bu olmayacak bir şey... Ancak biz bunu tiyatro diliyle anlatmaya çalıştık. Çünkü Birleşmiş Milletler'i ilgilendiren birtakım meseleler vardır. Ancak bir mesele BM'nin ilgi odağını çekmiyorsa kesinlikle olaya müdahale etmesi, oraya getirmesi söz konusu değildir. Bu masallara artık Türk milletinin de politikacıların da karnının tok olması lazım.

Türk dış politikası aynen böyle devam ederse bizleri neler bekliyor sizce?

Eğer Çiller bu politikayı devam ettirecek olursa, Türkiye Amerika'nın verdiği kadar yiyen, vurduğu kadar ağlayan, sevdiği kadar gülen bir ülke haline gelir. Yani Amerika böylelikle Türkiye'yi her şeyiyle parmağına dolar. Türkiye'nin bu dış politika anlayışıyla, bu siyasi anlayışla bundan daha iyi bir konum elde edebilmesi mümkün değildir.

Kamuran Akkuş

Kaynak: Cuma Dergisi
Bu haber defa okunmuştur.